Ludvig Wittgenstein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ludvig Wittgenstein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Manga, Akira, Heidegger, Nietzsche, Freud, Dali, Lacan, Hakikat, kurgu, psikanaliz, metafizik, ontoloji, fenomenoloji falan filan


Akira 1.Cilt

12 Ocak 2024'de, 2 yıl önce yazdığım bir yazıyı blogumun başına taşımıştım; bundan 15 ay sonra yeniden taşında aşağıdaki satırlar mezkûr adrese. Beğendiğim metinlerimdendir, o kadar çok düşmem üzerine bundan.

İki on yıldır ve bilhassa da onun son beş yılında, evimiz olan şu ihtiyar gezegenimizde, kelimenin hakiki manasıyla, bir manga fırtınası esmekte, bir mangamania yaşanmakta; çizgi roman ve grafik roman meraklıları, özellikle de onların 'Z Kuşağı' diye tarif ve tavsif edilenleri, en çok manga okuyorlar, manga biriktiriyorlar, mangalar üzerinden dolaşıma sokulan kültürel ve sosyolojik kodları içselleştiriyorlar bugünlerde.

ABD'nin süper kahraman temelli comicsleri, meselâ, o sektörün itici gücü olan DC Comics ve Marvel Comics yayınları, değerleri (sinema ve dizi sektörlerindeki faaliyetleri ve sayıları binleri bulan, lisanslı ürünleri dahil) onlarca milyar dolara erişen iş hacimlerine karşın, çizgi roman satış rakamlarında mangaların gerisine düştüler. Fumettiler, (Tintin ve Lucky Luke gibi fenomen seriler dışındaki) frankofonlar ve 'bağımsız' ve 'yeraltı' diye tarif edilen üç önemli çizgi roman ve grafik roman kozmosu, mangaların karşısında net bir tiraj ve hasılat kaybı yaşamakta epeydir.

Bunun nedenleri hakkında küresel ölçekte yapılan araştırmaların oluşturdukları literatür ciddi boyutlara erişti; bahse diğer olduğu için ona şimdilik girmiyorum. Şu kadarını söylemekle yetinmiş olayım: bahsettiğim 2000 - 2022 döneminde manga artistleri, hayatın, sayısı yüzlerle ifade edilebilecek hemen her alanına - veçhesine - hakikatine - görüngüsüne - problematiğine dair sayısız yaratıcı, kaliteli ve orijinal öyküler yazmayı ve bunları başarıyla illüstre etmeyi becerdiler. Onlara yönelik ilginin tavan yapmasının en belirgin nedeni budur bana kalırsa.

Sadece bir örnek üzerinden ilerleyeceğim: Türün eksperlerince modern manganın kurucu babası olarak kabul edilen öncü ve dahi mangaka Osamu Tezuka'dan sonra, bu janrı domine eden en önemli usta sayılan Katsuhiro Otomo'nun baş yapıtı olan Akira'yı okuduğunuzda, ister istemez 'bu hem çok iyi edebiyat, hem de mükemmel bir grafik sanat eseri!' demekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.

Japonya'da 20 Aralık 1982 - 25 Haziran 1990 döneminde okuruyla buluşan, İngilizceye, 6 albüm halinde, çevrilerek ABD'de ve bütün dünyada kült eser muamelesi görmeye başlaması ise 2000 - 2002 periyoduna denk düşen Akira'nın ilk albümü, pandemi yasaklarının bütün yakıcılığıyla insanımızı teslim aldığı (bir Anadolu tabiriyle zenginleştireyim ifademi), eve kapanma kâbusunun âdeta iman tahtamıza çöktüğü sırada, Mayıs 2020'de, Gerekli Şeyler etiketiyle Türk okurunun huzuruna çıkmış idi.

Katsuhiro Otomo'nun ve yayımcısı Kodansha'nın baskı kalitesi ve formatı hususlarında çıtayı çok yukarılara çekmeleri ve bunlara dair de çok ciddi kontrol ve denetleme mekanizmaları oluşturması yüzünden, diğer mangalara kıyasla çok daha uzun bir hazırlık dönemi gerektiren serinin ikinci albümü ilkinden tam iki yıl sonra Mayıs 2022'de buluştu meraklısıyla.

Mezkûr seri, içerdiği çok sayıdaki alt metinleri ve barındırdığı zengin göndermeleri sayesinde birden çok janra dahil edilmektedir. Üstüne üstlük, semantik ve grafik potansiyeli ve imkânları yüzünden Akira, o janrların her birinde de başyapıt olarak kabul edilmektedir. İşte bütün bu keyfiyet yüzünden, iki yıl önce bahse konu manganın hakkında yazdığım denemeyi, güncelleyip, yeniden paylaşmanın anlamlı olacağını düşündüm. Nihayetinde ortaya çıkan metne baktığımda, okunulan satırların başlığının da îmâ ettiği üzere, deli dolu ve dizginlenmesi gerçekten güç bir iddialar ve teklifler kaleydoskopunun oluştuğunu gördüm; Tabii, müellifin telifine dair algısı ve alımlaması bir şeydir, lâkin ve hiç şüphesiz, ona muhatap okurun algısı ve alımlaması ise daha ehemmiyetli ve daha kıymetli olmak kaydıyla, bir başka şeydir. Bakalım sen nasıl karşılayacaksın ilerleyen satırların îmâ, iddia ve nispet ettiği fikirleri değerli okur.

0* Prolegomena / medhal
21 Mayıs 2020'de, zengin içeriği yüzünden, siberpunk, politik kurgu, thriller ve post apokaliptik bilim kurgu türlerinin her birine dahil edilen ve bunların tamamında da başyapıt mevkiine olduğu hususunda, manga dünyasının bütün bileşenlerinin umumi bir mutabakata vardıkları Akira'nın Türkçe edisyonundan yola çıkarak attığım ve ilerleyen satırlarda paylaşacağım bir tvitle başladı bu satırların yazım macerası. Sürecin bir anında yazarını devreden çıkaran ve âdeta kendi kendini inşaaya girişen metin, mezkûr tivitin paylaşılmasının üzerinden iki yıldan fazla bir zaman geçmesine karşın, kendisini yazmaya devam ediyor.
2022 Haziran'ının sonuna doğru ilerlediğimiz aktüel uğrak itibarıyla da ortaya, popüler kültürün çizgi roman bahsi, felsefe, edebiyat kuramı ve pratiği, psikanaliz, varolan'ın / varoluş'un bileşenleri olarak 'detay - esas diyalektiği', otobiyografik skeçler ve ifadelerin mantıksal geçerliliği / doğruluğu ve bütün bu bahse konu olgulara / şeylere fenomenolojik - ontolojik yaklaşım teşebbüslerinin semeresi hakkındaki bu kapsamlı blog çıktı.

Çok az kişinin gördüğü, görenlerin ezici çoğunluğunun ise umursamadığını sandığım (aşağıdaki bölümde dillendirilecek) bir detaydı bu satırların tetikçisi, dölleyicisi, rahmi ve ebesi olan o mezkûr tivitim. Aslına bakacak olursanız, sadece Akira'daki bu detay değildir çoğunluğun görmezden geldiği. Dünya'nın '[Dünya / Welt' kavramını, üzerinde yaşadığımız gezegen manasında kullanmıyorum; onu serdederken ki kast-ı mahsusam 'CÜMLE ANLAM ALANLARININ ANLAM ALANI'nın / 'TÜM VAR OLUŞ DAİRELERİNİ KAPSAYAN DAİRE'nin / 'BÜTÜN KÜMELERİN KÜMESİ'nin temsil ve tarif ettiği uzay-zaman sürekliliğine / koordinatlar dizgesine (entelektüel bir coğrafyaya - kartografyaya - topolojiye) taşıyabilmektir metnin muhatabını] zannımca ve sezgimce, esasını oluşturmalarına karşın, detayların kısm-ı azâmisi ıskalanırlar...bu da fakirleştirir algımızı, çoraklaştırır anlam dünyamızı ve sakil kılar hayatımızı(0). Bu yüzden detay avcılığı yapar, ayrıntı stalker'lığına soyunur, teferruat koleksiyoneri kipini kuşanır; onları hayatımın merkezine yerleştiririm, becerebildiğimce tabii. Bu, az kişi tarafından da olsa, yapılagelmiştir aslında tarih boyunca. Meselâ son 2 asırdır icra edildiği üzere, bazen (başta Søren Kierkegaard, Edmund Husserl, Martin Heidegger ve Jean-Paul Sartre olmak üzere, birçok büyük düşünürün müktesebatını domine eden fenomenolojinin temel metodu olan) fenomenolojik indirgemeyle erişilen 'bilinç akımı'yla, kimi zaman edebiyat dairesinde tatbik edilen bilinç akışı tekniğiyle, bazen de Dadaistlerin ve Sürrealistlerin popüler kıldığı 'otomatizm'le (bilinç akışı ve otomatizm'de 'serbest çağrışım' ile 'Freudian ve Lacancı diğer psikanalitik argümanlar' merkezi önemdedir) düşüncelerinizi (bilinç altınızı / bilinç dışınızı?) kayıt altına almaya kalktığınızda, verirler kendilerini ele işte o mezkûr detaylar(1).
Freud ve Lacan için Teoloji | Düşünbil Portal - Düşünmek Özgürlüktür!Que testimonio precioso de Dalí... "... - Centro Psicoanalítico de Madrid  CPM | Facebook
Lacan ve Freud Lacan ve Dali

İlerleyen satırlarında bu blog, yukarıda da işaret ettiğim üzere, bir
taraftan çizgi roman evrenine dair konuşurken, diğer yandan da, serbest çağrışıma dayanarak, hayatın ıskalanan kimi ayrıntılarını (ilgili dipnotta da serdedildiği üzere: ayrıntı = fenomen) dillendirecek, böylece iki eksende birden kendisini var edecektir. Bunu yaparken de, kâh ekranlarımızın delişmen figürü Aslı Şafak'ın performanslarında olduğu gibi, her an her şeyin olabileceği, herhangi bir satırından umulmadık bir fikrin, beklenmedik bir iddianın zuhur edebileceği hissini tattırmaya çalışacaktır okuruna; kâh, spor medyamızın orijinal ve aykırı simâsı Cem Dizdar'ın diskuruna ve duruşuna hakim olan 'itiraz kipini, eleştiri moodunu ebedi ikâmetgâhı bellemiş müzmin huysuz' seslenecektir onun satırlarından (ve tabii ki satır aralarından da). AŞ & CD hakkındaki lâkırdı bidâyetteyken, imajları (bknz. bu satırların sonu) nihâyettedir. Metinlerimin mimarisini, bahsettiğim antite ile görselinin olabildiğince birbirine yakın duracak şekilde kurguladığım göz önünde bulundurulduğunda, okunulan satırların istisnai bir hale işaret ettiği aşikârdır. Blogumun teamüllerine aykırı bu durumun, metnin AŞ & CD parantezine alınmış olmasına delâlet edip etmeyeceğini okurun yorumuna ve ferasetine emanet ediyorum. Uçurum gözlü, bıyıkları magnificent Prusyalıdan mülhem argümanla bitiyor başlangıç: 'yazdıklarımla örtüşmüyorsa, Hakikat adına ne yazık!'
Friedrich Nietzsche: Tanrı'nın Ölümü ve Üst-İnsan (Übermencsh ...1* Ah, öyle çok bekledim ki onu!
İngilizce edisyonunu okuduktan neredeyse iki on yıl sonra basılan Türkçesinin ilk albümünü bitirir bitirmez, yukarıda değindiğim üzere, 21 Mayıs 2020'de Twitter'da şu paylaşımı yapmıştım: 'Gerekli Şeyler Yayınevi cyberpunk - bilim kurgu türünün başyapıtlarından olan Akira serisini yayınlamaya başladı. Kitabın şömizinin kulaklarındaki açıklamalar Japonca ve İngilizce olarak basılmış; Türkçe'ye çevirmeyi atlamışlar. Koleksiyonerlere duyurumdur: Erorlu baskı olduğundan ilerde çok kıymetlenecek, demedi demeyin😄'(2). Şaka kabilinden bir ifadeyle finalize etmiş olsam da, çr tutkunlarını, 9. sanat
'prim yapacak, alırsanız kazançlı çıkarsınız' anlamına gelecek şekilde uyarıp teşvik ettiğimden, sorumluluk hissettim ve konuyu (etraflıca ve derinlemesine olmak kaydıyla) tahkik etmeye karar verdim. Entre parenthèses ('anti-parantez' demeye zinhar tevessül etmeyiniz, aksi takdirde, ecnebi lisan ve bilhassa da Fransızca bilinen ve konuşulan kibar muhitlerde fena şekilde kınanırsınız) belirtmeliyim ki, aşağıda fotoğraflarına yer verilen eşhasın konumuzla ve okunulan satırlarla olan irtibat ve iltisakına az sonra değineceğim. Bir aşk hikâyesini anlatan minnak (Aslı Şafak'ın bir kerre daha çınlasın kulakları, e mi) bir parantez daha açmama müsâde ediniz lütfen.

Kurt Gödel, Kurt Gödel'in Hayatı
Kurt Gödel, Dr. Sheldon Cooper ve Ludvig Wittgenstein