![]() |
| Edip Cansever (8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986) |
1. prolegomenon.
Pek severim Edip Cansever'i. Çok. Pek çok.
Onun poetikasının izleri ve tesirleri tasavvur ve tahayyül alemimin puslu labirentlerinde, belleğimin tekinsiz mahzenlerinde mahfuzdur. O izlerin ve tesirlerin peşinden 'Stalker' misali gittim ve aşağıdaki ihtiram ve muhabbet metni çıktı ortaya.
Metnin biyografik kısmı (bakınız 2 numerolu bölüm) belgelidir, dokümanteridir.
Oralarda istimal edilen lâkırdı - ki, okurun şiir olarak değerlendirmesini dilerim onu... her ne kadar şairin müktesebatından ve poetik mirasından beslenmiş olmaklığı bakımdan Edip Cansever'e borçluysa da varlığını çokça, yine de, temelde bu satırların müellifinin şahsi sayıklamaları, subjektif hezeyanlarıdır, bağlamaz Cansever'i, ASLA!
2. Şairin biyografisi
Edip Cansever,(8 Ağustos 1928 – 28 Mayıs 1986), İkinci Yeni akımının en önemli şairlerindendir. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitiren Yüksek Ticaret Okulu'nu ise yarıda bırakan Cansever, hemen akabinde babası Fazlı Cansever'in Kapalıçarşı’daki antikacı dükkânında hatıra eşyaları, turistik materyaller ve halı ticaretine başladı.
Bundan sonrasını, Edip Cansever'in, 22 Ocak 1979 tarihli ve 307. Milliyet Sanat Dergisi'ndeki biyografik beyanından okuyalım:
'1954 yılında çıkan büyük Kapalıçarşı yangınında dükkânım tamamen yandı. Sigortadan aldığım para, yeniden bir işyeri açamayacak kadar azdı. Günler, haftalar geçti. Sonunda bir dükkân buldumsa da, dükkânın satış değeri elimdeki paranın hemen hemen iki katıydı. Kendime bir ortak aradım. Buldum da. Her neyse, küçük bir anaparayla dükkânı açtık. Yeniden bir geçim yolu tutturmak önemliydi elbette. Ama daha önemlisi şuydu: Birkaç ay sonra ortağım bana, alım satımla kendisinin uğraşabileceğini, benimse yukarıdaki asma katta istediğim gibi çalışabileceğimi, saatlerimin de kısıtlı olmadığını müjdeledi. İşte, kitaplarımdan dokuzunu bu asma katta yazdım. Tam yirmi yıl. Bugün düşünüyorum da, ya o yangın olmasaydı? (i).
Kapalıçarşı'daki büyük yangından sonra açacağı ikinci dükkânının asma katı, genç Cansever'in 20 yıl boyunca hayatının önemlice bir kısmını geçireceği ve tam 9 kitabının ortaya çıkmasına beşiklik edecek olan mekân olacaktı. O, nadiren de olsa, babasından gördüğü gibi, dükkânın gündelik ticari rutinini idare edecek ve ama çoğunlukla da, ortağının dükkândaki bütün yükü omuzlaması sayesinde, kendisini tamamen şiir yazmaya adayacaktı.
Bu arada, şu detayı da paylaşmak yararlı olacaktır. Edip Cansever, kısa bir süre yoğunlaştığı ticaret hayatında da yaratıcı olmasını bilmiş, babasından devraldığı işi çeşitlendirmiş; farklı nedenlerle kutlama organizasyonları düzenleyen kişi ve kurumlarla, Yeşilçam bünyesindeki film yapım şirketlerine, ihtiyaç duydukları dekor, aksesuar ve elbiseleri de kiralamaya başlayarak yeni bir iş alanının öncülerinden olmuştu.
İlk şiirini 1944’de, lise son sınıftayken yayınlayan şair, 1976’da ticareti terk edip kendisini tamamen şiire adayana değin adeta ‘part – time şair’lik yaptı. İkinci Yeni akımının kurucu figürlerinden olan bu ‘part – time şair’in, şiirimizin soy kütüğüne eklediği opus magnum’unun en sıra dışı dizeleri 1950’liler ve 1960’larda yazılmıştır. Sadece yazdığı benzersiz şiirleriyle değil; güncel sanat, edebiyat, şiir, memleket ve dünya meselelerine verdiği tepkileri ve bunlara karşı aldığı duruşlarıyla da kamuoyunun dikkatini çekmeyi başaran Cansever, cumhuriyet dönemi modern Türk şiirinin hiç kuşku yok ki en sıra dışı olmayı başarabilmiş uç beylerindendir (ii).
Edip Cansever'in, önceleri babasıyla birlikte, ardından da, yanana değin, kısa bir süreliğine tek başına işlettiği Kapalıçarşı'daki ilk dükkânına ait bir ilânda şunlar yazıyordu:
'Edip Cansever Fazlı Cansever'in mahdumu Maison des Antiques Kapalıçarşı, Takkeciler Sok, no. 52-64 Grand Bazar, Rue Takkedjiler 52-64 tel: 27657 sicil: 38159
İstanbul tiyatrolar, balolar, müsamereler, filmler için her nevi elbise bulunur ve kira ile verilir. antika ve işlemeli parçalar, peşkirler, çevreler, kumaş ve sevai entariler, şalvarlar, cepkenler, işlemeli yorganlar, bohçalar, seccadeler, şal. ayrıca bilecik, broş, kolye, küpe, pipo, fildişi, gümüş ve bakır işleri' (iii), (iv).















