f.z.'nin telefondaki sesi çok öfkeliydi:
'ya hafız, sen var ya sen, yatacak yerin yok senin, alacağın olsun, yapılır mı bu bana bee? niye beni uyarmadın bunları yazıcam diye?'.
araya girmeye çalıştım 'dostum, bi sakin ol, bi dur, ne diyosun, ne olmuş, ne yapmışım sana, bi nefes al ve söyle bi zahmet., böyl...'.