Atlantik İttifakının Suriye - İran operasyonu gün mü sayıyor?

pic.twitter.com/sJ7KZN3j
11 Eylül 2001 gerçekleşen saldırıları bahane eden ABD ve müttefikleri, önce Afganistanı, ardından da Irak'ı işgal ederek bu ülkeleri tam anlamıyla küresel
kapitalist ilişkiler ağına dahil ettiler. Pazar ekonomisi, bu müdahalelerden çok daha önce söz konusu ülkelere penetre olmuştu olmasına, lâkin, bu penetrasyonun düzeyi, içine düstüğü üretim fazlası kaynaklı kriz giderek derinleşme isdidadı taşıyan küresel sisteme yeterli ve doyurucu gelmiyordu.

Bu iki ülkeye yapılan operasyonları 'Arap Baharı' diye anılan dalga takip etti. Şimdi sırada Suriye - İran operasyonu var. Bu operasyon sonucunda, bir taraftan Suriye ve İran'da Batı'ya hayırhah yaklaşan rejimler kurulmaya çalışılırken, diğer taraftan da söz konusu coğrafyalar kapitalist sistemin 'iştahlı' pazarları haline getirilmeye çalışılacak. Bu suretle de küresel sistem, yaşadığı krizi yumuşatacak extra tüketim gücü - müşteri kazanmış olacak.

Dünya, ABD - İngiltere ve İsrail'in İran'a müdahalesini beklerken, ilk müdahale adımın Suriye'de atılması son zamanlarda bölgede yaşananlarla daha mutabık gibi gözükmekte. Bölgedeki güçler dengesi, Suriye'ye müdahalede Türkiye'nin merkezi rolü olacağına işaret etmekte.

Suriye'ye karşı yapılan operasyonun aslında örtülü bir İran operasyonu olduğu da aşikâr. Öyle ki, bir çok analist, Atlantik İttifakının Suriye ve İran'a aynı anda müdahale etmesine şans tanıyan senaryolar üretmekteler son zamanlarda.

Bu operasyona başlanıp, NATO ve İsrail İran ve onun müttefikleriyle hesaplaşmaya giriştiğinde, bunun bölgeyi ve giderek de dünyayı nasıl bir ateşten çembere sokacağını hep birlikte göreceğiz. Burada altını çizmek istediğim son argüman, ABD'nin derin aklının, değişen başkanlarından zerrece etkilenmeyen bir 'derin küresel politika' hattına sahip olduğudur. Bundan 10 yıl önce, Bush - Cheney kliğinin şekillendirdiği 'Önce Irak, ardından İran'a savaş açılacak!' kararlılığının, şimdilerde Obama - Clinton kliğince aynen izleniyor olması son derece dikkate değerdir.

Hep derim; bir resim, bir fotoğraf, bir karikatür, bir illüstrasyon, yeri gelir, yüzlerce gazete makalesinden de, onlarca kitaptan da daha kuşatıcı olabilir.

Yazımın başında yer alan karikatür, ABD merkez medyasının en saygın temsilcilerinde çokça ikitibas edilmiş bir grafik çalışmadır. Bu karikatür, aslında çok uzun ve yetkin bir makaleden bile daha iyi özetlemektedir ele aldığım konuyu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder