Twitter, uygulamaya koyduğu zarif sansür hamlesiyle, küresel ölçekte takdir topladı



Mikro-blog ve sosyal paylaşım sitesi Twitter’ın, ülkelere göre farklı kullanıcı filtreleri uygulamasına geçtiğini duyurması yeni bir küresel tartışmanın fitilini ateşledi. Konu, kapsamı ve içeriği bakımından blogumuzu da çok yakından ilgilendirdiğinden, olayın birinci dereceden aktörlerine erişerek görüşlerini sizlerle paylaşmak istedik. Ancak, Twitter merkezinin, bu konuda konuşmama kararı alması, söz konusu arzumuzu realize etmemizi zorlaştırdı. Tam ‘içeriden, şirketin taa kalbinden ve beyninden gelen görüşleri sizlerle paylaşma’ merkezindeki projemizi ve arzumuzu rafa kaldırmak üzereydik ki, blogumuzun San Francisco’dan sadık bir okuru, eltisinin kayınçosunun, Twitter
headquarters’ının patron katının çaycısının emmioğluyla aynı köyden olduğunu ve onun sayesinde edindiği bir belgeyi paylaşabileceğini bize iletti. Twitter üst düzey yöneticileri için yayınlanan bir şirket içi elektronik memorandum olan bu belgenin önemli kısımlarını aşağıda paylaşıyor ve bu suretle de özel haberciliğin şahikasına tırmanarak fevkalâdenin fevkinde bir jurnalizm yapmış oluyoruz.

İşte ülkemizin ve hatta dünyanın gündemine adeta bir bomba gibi düşeceğini sandığımız o belge:

‘Değerli dijital kurmayım;
Sözlerime, ‘Twitter’ımız, uygulamaya koyduğu zarif sansür hamlesiyle, küresel ölçekte takdir toplamıştır!’ diyerek başlıyorum. Mesajımın ilerleyen bölümleri, bu takdirin altını dolduran somut gelişmeleri analize hasredilecektir.

Bildiğiniz gibi, kurulduğumuz 2006 yılının başlarından itibaren, CEO’muzdan çaycımıza, Genel Müdürümüzden odacımıza kadar bütün çalışanlarımızla farklılık yaratmaya, farklılık üretmeye ve o farklılıkları yönetmeye odaklanmış durumdayız. 5 yılını henüz dolduran, bu yüzden de, bir şirketin normal gelişim seyrinin henüz ‘tay tay’ aşamasında olan Twitter’ımız, bu bebecikliğine bakmaksızın, sektörü domine etmeye devam etmektedir. Bunu da, kendilerini tutkuyla işlerine adayan bütün departmanlarımızın kadın ve erkek çalışanlarına, ama en çok da ar-ge seksiyonumuza borçlu olduğumuzu, izan sahibi herkes gibi senin de teslim edeceğinden zerrece şüphem yoktur.

Muhterem dijital kader arkadaşım,
rakiplerimizle aramızdaki farkı yaratan ve giderek de bu farkı kapanması neredeyse imkânsız bir uçuruma dönüştüren önceki uygulamalarımızın devamı olan ‘ülkelere göre farklı kullanıcı filtreleri uygulamasına geçmek’ şeklindeki yaratıcı hamlemiz, halen dijital alemde en çok konuşulan ve tartışılan topic olmaya devam etmektedir.

Bu konu, ne sevindiricidir ki, sektör profesyonelleriyle sosyal medya fanları tarafından çoğunlukla olumlu karşılanırken; senin de tahmin ekmekte zorlanmayacağın üzere, kendilerini sol ve liberter olarak isimlendiren çevreler tarafında ise, umumi bir memnuniyetsizlik havasının hakim olduğu gözlemlenmektedir.   

Sevgili şirkettaşım,
Gelişmeyi olumlu olarak yorumlayan çevreler, sakıncalı fikirlerin kontrol altına alınarak denetlenmesine zarif bir açılım ve taze bir soluk getirmek suretiyle, sansür pratiklerine yeni bir perspektif kazandıran bu uygulamamız için, ‘serbest pazar ekonomisinin en büyük icadı olan demokrasinin yeni ve ileri bir faza geçtiği’ şeklinde özetlenebilecek memnuniyet dolu tepkiler vermişlerdir.   

Şirketler, pazar ekonomisi ve rekabetçi süreçlerle asırlardır problemli bir ilişki sürdüren ve onlara karşı her durumda aldıkları menfi, muhalif ve hatta yıkıcı tutumlarla tanımlanabilen solcu, sözde liberter ve sosyalist çevreler ise, beklendiği ve tahmin edildiği üzere, Twitter’ın bu yeni ve yaratıcı uygulamasını da, sosyal memnuniyetsizlik atmosferi ve politik muhalefet iklimi üretmek için kullanmaktan geri durmamışlardır. 

Söz konusu muhalif duruş sahibi kesimlerin Twitter’ın bahse konu uygulaması için dile getirdikleri itirazları ‘ifade hürriyetinin ülkelere göre farklı yorumlanması; bir diğer deyişle, bazı ülkelerde yayınlanmasında sakınca görülmeyen bir ifadenin, diğer bazılarında yasaklanması ya da sansür edilmesi kabul edilemeyecek bir durumdur’ toptancılığı şeklinde özetlenebilir. 

Değerli paydaşım ve kârdaşım,
Temellerini; Rousseau, Voltaire ve Kant’ta bulan köhnemiş, miyadını doldurmuş modernist aydınlanmacı zihniyetten alan yukarıdaki ifadenin, 21.asrın post-modernist ve  dijital evreninde artık sağduyulu tüketicilerin gündeminde olmadığı aşikârdır. 

Bugün, insanlığın en şerefli parçası olan Hz. Müşteri’nin, benliğini ve muhayyelesini kirletecek ve zehirleyecek bu gibi arkaik ve dinazorca ifadelerden olabildiğince uzak durmasının, insanoğlunun ‘post-human human (insan-ötesi insan)’a doğru yaptığı o tarihi ve heyecanlı yolculuğun sağlığı ve selâmeti açısından elzem olduğuna inanıyorum. 

Bizim, ‘ülkelere göre farklı kullanıcı filtreleri uygulamasına geçmek’ biçimindeki ‘sansürde devrim’ uygulamamız, Google, Facebook ve Youtube cephelerinde de büyük heyecan kasırgalarına neden olmuştur. Böylece Twitter, saydığım dijital imparatorluklara göre, ilk defa ön almıştır, rehber olmuştur denilebilir. 

Kıymetli mesaidaşım,
Söz konusu uygulamamız, Rusya Devlet Başkanının Bilişim Baş Danışmanı ve Çin Halk Cumhuriyeti Teknoloji Bakanlığı Sekreter Yardımcısı tarafından da övgüyle ve sitayişle değerlendirilmiştir. Sahip oldukları devasa potansiyelleri yüzünden, Twitter’ın, önümüzdeki süreçte en hızlı gelişmeyi plânladığı pazarlardan olan bu ülkelerin, böylesi önemli bir uygulamamız hakkında bu derece hayırhah tutum almaları bizim için gerçekten ümit vericidir. 

Bu alandaki son sürpriz Kuzey Kore demokratik Halk Cumhuriyeti’nden geldi. Şimdiye değin pazar ekonomisinin tamamen dışında kalmayı başaran Pyongyang rejiminin bir önde geleni, aktüel uygulamamızla birlikte, bize ülkelerinde çalışma hakkını tanıyabileceklerinin sinyallerini vermiştir. Şayet, bu olumlu sinyalleri de işe dönüştürmeyi başarırsak, dünyanın twet atılmadık bir milimetrekarelik bir parçası dahi kalmamış olacaktır. 

Vefakâr dijital yoldaşım,
Konservatif dinlerin, arkaik ahlâk kodlarının, sanayi toplumuna özgü ulus ve ülke tanımlarının ve artık tedavülden kalkmaya başlayan şirket konseptlerinin yerini dijital çağın anlayışları, kuralları, kurumları, inançları, etik kodları almaktadır. Kapanan eski çağın yerine, şafağı söken yepyeni bir düzenin çarkları işlemeye başlamıştır artık. Twitter, artık durdurulamaz bir biçimde dönen ve ilerleyen o çarkların en önemlilerinden ve en devrimcilerinden birisidir işte. 

Şayet, dünyadaki bütün insan teklerini müşterimiz yapabilir ve Twitter hesabı sahibi haline getirebilirsek, bu, Adam Smith’den beri, bütün serbest piyasaya iman etmiş ve inanmışların ülküsü ve ütopyası olan ‘kapitalistler için yeryüzü cenneti’ni gerçekleştirdiğimiz anlamına gelecektir. 

Twitter, uygulamaya koyduğu zarif sansür hamlesiyle, küresel ölçekte nasıl takdir toplamayı ve öncü olmayı başarmışsa, bundan sonra da buna benzer başka hamleleriyle kapitalizmin küresel uçbeylerinden ve kapitalist dünya cennetinin kanonik kanunlarını yazan mihraklarından birisi olmayı başaracak kimyaya, anlayışa, kumaşa ve kurmaylığa sahiptir. 

Tarihi bir dönemeçten geçtiğimiz şu an, içinde bulunmamız gereken ruh halini en iyi özetlediğine inandığım mottolarla tamamlıyorum bu memorandumu: 

‘Bir Twitter, eski dünyanın bütün şirketlerine bedeldir!’ ve ‘Ne mutlu Twitterlıyım diyene!’

Yukarıdaki görsel Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü RSF'nin resmi sitesi olan http://en.rsf.org/ 'dan alınmuştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder