Robert James Howard Chuchward: Gotham Üniversitesi'nin ruhu, alternatif tarihin kurucu babası

Churcward'ın, külliyatının alternatif dünya tarihine ayırdığı 9 cildinde (25. cilt - 33. cilt), ancak ABD, Rusya, İngiltere, Almanya gibi ülkelerin çok gizli arşivlerinde rastlanabilecek olan yukarıdakine benzer görseller ve belgeler yer almaktadır. Bu fotoğrafta, Normandiya çıkarması sırasında, müttefik kuvvetler safında çarpışan uzaylılara ait bir ufo görüntülenmiştir.

1 - İsmi de uzun, hayatı da

Rol modeli olarak aldığı arkeolog ve medeniyetler tarihçisi büyük babası James Neolithicous Earliest'la ve  teolog, okültist, para-psikolog ve teosofist dedesi Howard Cage Beelzebuvansky'nin ilk adlarını da kullanarak, uzun ve iddialı bir isimle kariyer yapan Robert James Howard Churchward'ın hayatı da, normalden çok uzun sürmüştür. 121 yıl yaşayan Churchward, kayıtlara geçmiş, bilinen en uzun ömürlü bilim insanıdır. 

Robert James Howard
Churchward (1853 - 31 Mart 1974)
ABD'nin Alaska eyaletinde, Highlycoldest Town'da, termometre donduran bir havada, - 63 derece santigratta doğdu Churchward. 524. eseri üzerinde çalışırken nezaret ettiği arkeolojik bir kazı nedeniyle bulunduğu Taklamakan Çölünde gözlerini hayata kapadığında ise, termometrenin gösterdiği sıcaklık tamı tamına + 61 derece santigrattı. Doğum ve ölüm günleri arasındaki ısı farkı olan 124 derece santigradın; hayat süresi olan 121 yıllık paranteze neredeyse yakın bir nicelikte olmasından hareketle, bundan nümerolojik, esotorik sonuçlar devşirmeye çalışan çok sayıda iddia ortaya atılmışsa da, ilmi esaslara temelde sadık kalmayı amaçlayan okunulan metin, bu gibi mistik mahiyetli yorumlara prim vermeyecek, o mahiyetteki argümanlar setini çoğaltmayacaktır. 

Gelmiş geçmiş en önemli Churchward uzmanı olarak kabul edilen Khalid el-Experimous bin Cedel, (aşağıda ayrıntılı olarak bahsedilecek olan) yazarın külliyatının ilk cildine yazdığı (sadece konuya ilgi duyan ortalama okur için değil, akademik mahiyette araştırmalar yapan profesyoneller için de temel referans kaynağı olan) 444 sayfalık çok önemli ve kapsayıcı önsözde, onun soğukla ve sıcakla olan imtihanını bakın nasıl dile getirmiş: 'Dünyanın en soğuk yerinde hayata gözlerini açan, Churchward; çocukluk ve gençliğini  Alaska'nın aman vermez ortamında yaşadıktan sonra, 'Kozmik Şakacı' öyle uygun görmüş olacak ki, hayatımın geri kalanını Amazonya, Afrika, Orta Asya, Mezopotamya, Hindistan, Çinhindi gibi, olağanüstü sıcak diyarlarda geçirmiştir' (i).

2 - Ailesi, eğitimi, ilgi alanları, kariyeri, eserleri


Churchward (bize göre babasının sağında) ebeveynleri ve kardeşleriyle
Alaska, Churchward Residence (1866).
Annesi; 1 papa, 3 aziz, 7 kardinal, 19 başpiskopos ve piskopos ve çok sayıda kalbur üstü teolog çıkarmış çok köklü bir Katolik aileden; babasıysa, 7 Nobel, 11 Fields, 9 Tommy Hill Poincare ödülü kazanan 80'den fazla önemli bilim insanı yetiştirmiş bir soydandı.


Churchward, hem anne ve hem de baba tarafındaki bu sıra dışı kişilerden fazlasıyla faydalanmış; 47 yaşına geldiğinde, 21'i artık konuşulmayan antik diller olmak üzere, toplam 101 dili ve lehçeyi mükemmelen konuşma ve yazma becerisini kazanmıştı. 17 yaşında, medeniyetler tarihi alanında ilk profesörlüğünü aldıktan sonra (üç ay içinde kazandığı 3 asistan profesörlük titrinin ilkiydi bu), 24 alanda daha profesör ve ordinaryüs profesör titrine sahip olan Churchward, hem doğal bilimlerde, hem teolojide, hem de okültizm - obskürantizim - spiritüalizm gibi sahalarda, o güne değin yapılamamış derinlikte araştırmalar yaparak, çok sıra dışı eserler vermiştir.  Onun bu olağanüstü hırsı, azmi, çalışma temposu, zekâsı ve üretkenliği; insanoğlunun binlerce yıllık rüyası olan 'olabildiğince derinleşerek, evreni holistik bir şekilde kuşatmak ve bu suretle de, 'BÜYÜK SORULAR'a cevaplar bulabilmek' amacına yönelikti. Büyük Soruların neye referans verdiği konusu, yazının finalinde ele alınacaktır. 
antiquarian books ile ilgili görsel sonucu
Churchward'ın insanlığa kazandırdığı eserlerin bazıları

104 yıl süren (1870 - 1974) çoklu disiplinli kariyeri boyunca Churchward; medeniyetler tarihi, dinler tarihi, alternatif tarih (bu alana dair çalışmaları, ilerleyen satırlarda ayrıntılandırılacaktır), arkeoloji, teoloji, filoloji, leksikoloji, jeoloji, jeo-magnezi, kristalografi, kuantum fiziği, 'ipe un serme ve davul tozunu tapınak gölgesine çevirme prosesleri', astrofizik, kozmoloji, kozmogoni, mitoloji, ufoloji, obskürantizm, okültizm, magic, astroloji ve müzik'in de arasında olduğu 100'den fazla disiplinde sıra dışı araştırmalar yapmış ve, dehasını, cevval üslûbunu ve müthiş kültürünü yansıtan eserler vermiştir. Anlayacağınız o, gerçek bir Rönesans insanı, son hezarfen ve son 1000 yıl içinde, insanlığın afakına doğmuş olan 10 parmağı 111 marifetli tek alimdir. 


historical white american family photographs ile ilgili görsel sonucu
Aile büyükleri bir arada (New Y,ork,  c. 1870'ler)
Konunun uzmanları, 31 Mart 2014 günü, Churchward'ın ölümünün 40. sene-i devriyesi münasebetiyle yaptıkları bir dizi bilimsel etkinliğin kamuoyuyla paylaşıldığı basın toplantısında, onun, Gotham Kenti Devlet Üniversitesi arşivi ve kütüphanesinde muhafaza edilen ve milyonlarca parçadan oluşan el yazması notlarıyla, makale ve kitap taslaklarının üzerinde 55 yıldır yapılan klasifikasyon çalışmasının sonuna gelindiğinin müjdesini insanlıkla paylaşmıştı. Aynı basın toplantısında 'Churchward'ın notlarının ve taslaklarının düzenlenmesiyle ortaya çıkan basıma hazır kitapların sayısının 303, makalelerin sayısının ise 1777 olduğu' bilgisinin aktarılması, sadece entelektüelleri ve akademyayı değil, bütün insanlığı derinden sarsmış, heyecanlandırmış ve sevindirmişti. 10 yıl içinde basımının tamamlanması plânlanan bu makaleler ve kitaplar, Churchward'ı, öldükten sonra en çok eseri yayınlanan bilginler sıralamasında rakipsiz lider yaparken; aynı zamanda onu, 15,000'e yaklaşacak olan makaleler toplamı ve 827'ye erişecek olan kitapları sayesinde, 10,000 yıllık medeniyet tarihinin açık ara en üretken bilgini olmasına neden olacaktır.

3 - Gotham Üniversitesi Churchward'ın Alma Mater'ı ve mabediydi


Gotham Kenti'nden bir görünüm (1920'lerin başı).
Esrarengiz dolar milyarderi Bruce Randolphe Wayne ve gizemli gezgin ve gözükara maceraperest Qonan Solomon Kane tarafından 19. asrın ortasında, ABD'nin Arizona çölünde, New York ve kayıp kıta Atlantis'in başkenti New Haven MegaPolicy örnek alınarak kurulan Gotham City, birçok varlık ve hususiyetinin yanı sıra, sınırları dahilindeki üniversitesiyle de meşhurdur. Kentle birlikte temelli atılan üniversiteye hasredilen maddi kaynak ve fonların, kente yapılan toplam harcamanın neredeyse yarısını teşkil etmesi; üniversitenin, diğer göz kamaştırıcı tesis ve imkânlarının yanı sıra, dünyanın en zengin arşivine ve kütüphanesine de sahip olmasını açıklayan nedenlerden birisidir.


Gotham Üniversitesi merkez binası önündeki
Alma Mater anıtı.
Hiç kuşku yok ki, hem B. R. Wayne'in, hem Q. S. Kane'in ve, hem de R. J. H. Churchward'ın, tutku düzeyinde bibliyofil ve bibliyomanyak oluşları, üniversitenin arşiv ve kütüphane alanında açık ara dünya lideri olmasının arkasında yatan diğer önemli faktörlerdendir.

Alaska'dan 14 yaşında ayrılan Churchward, kurulma aşamasındaki Gotham City'nin mimarlarından, dayısı Guido Altoo Beelzebuvansky'nin yanına yerleşti. Bu sırada, Gotham Üniversitesinin lisesi olan Gotham Trimegistus Kolejine de kaydolan bilgin, 7 yıllık müfredata denk düşen ders almasına karşın, bunları 3 yılda tamamlayarak, Gotham Üniversitesi'nde 3 kürsüde birden asistan profesör olarak ders vermeye başladı (1870). Bu tarih, onun 104 yıl sürecek olan akademik ve ilmi kariyerinin de başlangıcıdır.

Öğrenciliğiyle birlikte, tam 107 yıl boyunca Gotham Üniversitesi'nin aktif bir unsuru olan Churchward, bunun kendisinde oluşturduğu duygu durumu ve ruh halini, külliyatının ilk cildinde bakın nasıl tarif etmiş: 'Batı Medeniyeti'nin eğitim - öğretim müesseselerinin en ulvi , en spiritüel, en anaç unsurlarından birisi, hiç kuşkusuz 'Alma Mater' anlayışıdır. Öğrenciyi koruyan, kollayan, barındıran, maddi - ruhi - entelektüel bakımdan besleyen ve donatan; hem kendi kendisine, hem de dış dünyaya karşı vereceği (hayat boyu sürecek) mücadelesinde sürekli olarak ona manevi rehberlik yapacak olan bir Ana'ya, ve bir Anayasa'ya referans verir Alma Mater. Bu, okuluyla sadece birkaç yıllık bir beraberlik yaşayan için bile böyleyken, benim gibi ona bir ömür hasretmiş olan birisinin durumunun daha köklü, daha sağlam, daha deruni bir karşılıklı bağımlılık ilişkisini gerektirmesi yadırganacak bir hal olmasa gerektir. Bu satırları taşıyan eserimin 1955'de basıldığı düşünülecek olursa, Alma Mater'ımla olan beraberliğimizin 88 yılını tamamlamak üzere olduğu gerçeği çıkacaktır ortaya. Benim için Gotham Üniversitesinin aynı anda hem Diana, hem Kibele, hem İsis, hem Kali ve hem de Atena olması; onun, ihtiyaç duyduğum her şeyi, üstelik de, istediğim her an, gidip alabileceğim bir sultan sofrası  olması anlamına gelir. Barındırdığı nimetleri hiç eksilmeyen ve hiç eskimeyen bir ziyafet sofrasından bahsediyorum. İşte bu yüzden Gotham Üniversitesi benim 'Süper Alma Mater'ım, 'Hyper Ana Tanrıça'm, 'Transandantal ANNE'mdir' (ii).

4 - Gotham Üniversitesi, büyük evlâdına olan şükran borcunu ödüyor
Gotham Üniversitesi'Nin efsanevi kitaplığının rektörlük seksiyonundan
bir görünüm.

Ölene kadar Gotham Üniversitesi'nin aktif ve çok değerli bir parçası olmaya devam eden Churchward, öldüğü yıl bile, mezkûr üniversitenin 7 kürsüsünde birden doktora ve post-doktora öğrencilerine üst düzey seminerler veren bir emeritus profesördü. Bu mucizevi bilim insanı, çok yoğun ilmi temposunun yanı sıra, üniversitenin yüksek mütevelli heyeti onursal üyeliği ve onursal rektörlük şapkalarını da büyük bir başarıyla taşımaya devam ediyordu. 

Alma Mater için her öğrenci özeldir ve kutsaldır hiç şüphesiz. Ancak, birkaç asırda bir, istisnai bir durum hasıl olur ve bir öğrenci Alma Mater'ın özel ilgi ve sevgisine mazhar olmayı hak eder. Churchward o özel öğrenciydi işte. Üniversitenin 100 yılı aşan tarihinde, sadece Churcward için yaptığı o çok özel külliyat basımının arka plânını besleyen hakikat budur özetle. 

Gotham City State University Press, 1955 - 1995 periyodunda, Churchward'ın, sayısı 523 olan tamamlanmış eserlerini, çok lüks ve çok sınırlı sayıda olmak kaydıyla, tematik olarak, 78 ciltlik ve 99,666 sayfalık devasa bir külliyat halinde ve sadece bir kereye mahsus olmak üzere, basmıştır. Bahse konu özellikleri yüzünden mezkûr külliyat, halen dünyanın en değerli, en çok aranan, alanında en çok referans verilen, en nadir ve (birçok nedenine özetle vurgu yapıldığı üzere) en gizemli kitap setlerinin başında gelmektedir. Nadir kitap eksperi, koleksiyoner, bibliyotekçi, antika kitap müzayedecisi gibi alanlarının dünya çapında kompetanı olan uzmanlar, külliyatın baskı adedi için çelişen rakamlar vermektedir. 21, 40, 41, 66, 69, 99 ve 101 sayıları, söz konusu uzmanlarca dillendirilen baskı adetlerine referans vermektedir. 

Birbiriyle çelişen bu beyanların ortak noktası, 78 ciltlik bu devasa külliyatın, en az 21, en çok da 101 adet basıldığıdır. Takımların büyük kısmı Gotham Üniversitesi kitaplıklarında muhafaza edilirken, yeryüzün en önemli ve prestijli birkaç akademik kurumuna da birer takım gönderilmiştir. Ancak, Gotham Üniversitesine, ya da, bahse konu takımları envanterinde bulunduran diğer akademik kurumlara gittiğinizde, Churchward'ın külliyatının ancak birkaç cildini okuyup incelemenize izin verilmektedir. Kurumlar, bu takım söz konusu olduğunda, çok sert kurallar uygulamakta, meselâ, bunların hiçbir şekilde kopyalarının, görüntülerinin, filmlerinin alınmasına izin verilmemektedir. Söz konusu külliyatın kuşandığı gizemin bir belirgin sebebi de bu olsa gerektir.
Gotham Üniversitesi Kitaplığının Okültist Bilimler Departmanı'ndaki salonu.

Pera Ezoterizm ve Obskürantizm Koleji Kütüphanesi'nde, bahse konu setin bazı ciltlerinin olduğu bilgisine eriştikten sonra, oraya defalarca uğramış; üstelik, bu gidişlerimin çoğunda kütüphane yöneticisinden randevu da almıştım. Buna karşın, söz konusu ciltleri bırakın okuyup incelemeyi, onları görmek ve cilt kapaklarını okşamak bile nasip olamadı. 2005 Kasım'ında, bir iş seyahati için Arizona'ya gittiğimde, bir fırsat yaratarak Gotham City'ye de uğramış ve her bibliyofilin aklını başından alacak olan o muhteşem ötesi kütüphaneyi de (derin ve sarsılmaz iman sahiplerinin, kutsal olduğuna inandıkları yerlere yaptıkları hac ziyaretleri sırasında tesiri altına girdikleri ruh haliyle) kullanmak bahtiyarlığına ermiştim. Çok enteresandır: orada da Churchward külliyatının servis edilmesinde büyük kısıtlar (sansür demek, sorunu tarife daha ehil bir yaklaşım olabilir aslında) vardı. Her şeyden önce, 78 cildin sadece 21 tanesini okuyabiliyordunuz; o da,kütüphane görevlisinin karşısına, çoğu, dünyadaki en muteber ezoterist ve okültist cemiyetlerin tepe yöneticilerince kaleme alınmış bir sürü referansla dikilmeniz durumunda gerçekleşiyordu. 

Churchward'ın külliyatının, benim gibi meraklılarının nezdinde alanının 'Kutsal Kâse'si ve 'Kızıl Elma'sı sayılan 'Alternatif Dünya Tarihi'yle ilgili 9 cildinin (25 - 33) sadece birisini, 'Milattan Sonra 25,000 yılına kadar gerçekleşeceği ileri sürülen olaylara dair yapılmış kehanetler'i içeren 33.sünü okuma şansım oldu. Peki, bu karartmanın, bu engellemenin, bu sansürün nedeni neydi?

5 - Alternatif tarih denildi mi, Churcward mihenk taşıdır

Hiç kuşku yok ki bu durum, onun, okuyucusunun kabullerini altüst eden bir yaklaşımla, insanlığın tarihini yeniden yazmasından kaynaklanmaktadır. Tarihe dair böylesi bir uyanma ve bilinçlenme yaşanması, belli ki küresel sistemin yönetici elitinin çok da tercih ettiği bir durum değildir. Churchward, tarih hakkında bildiğimizi sandığımız hemen her şeyi çöpe atmamızı söyleyerek başladığı alternatif tarih tezlerine (külliyatın konuyla ilgili ciltlerinin 25 - 32 arasındaki 8 tanesini görmememe karşın, onları daha önce (kısmen de olsa) inceleme, tarama ve okuma şansına erenlerin yazdıklarından hareketle yapıyorum bu tespitleri), her biri ötekinden şok edici olan sayısız iddiayı (altı çok sağlam delillerle doldurulmuş bir şekilde) sıralayarak devam ediyor.
Big Bang'in sanıldığının aksine, evreni yaratmaya değil, başka bir şeye hizmet ettiğini; İnsanlığın, dünyaya intikal etiği bir önceki kozmik durağının ne olduğu ve bundan sonraki kozmik adımının nereye olacağını; yazının ve tekerleğin bulunması ve ateşin evcilleştirilmesi gibi önemli kırılma noktalarının gerisinde neyin yattığını; Hz. Musa'nın ve Hz. İsa'nın hayatlarındaki bilinmeyen noktaları, özellikle de, İsa'nın çarmıha gerilmesi söyleminin aslını; Fransız, Sovyet, Çin ve İran devrimlerine yapılan kozmik katkıları; dünyayı birkaç on yılda bir yoklayan yok edici gök cisimlerinin rotasını ve gelecekteki ziyaret tarihlerini; Lincoln ve JFK suikastlarının azmettiricilerinin kimler olduğunu; ABD ve SCB'nin, dünyayı yok edecek termo-nükleer savaşların eşiğinden defalarca nasıl döndüklerini; aya gerçekten gidilip gidilmediğini; doğum kontrol projesinin hangi üst aklın eseri olduğunu, AIDS ve ebola'nın insan mahsulü olup olmadığını; Stephen King'in, Kara Kule serisi, Mahşer ve Kubbenin altında romanlarının uzaylılarca yazdırılıp yazdırılmadığını; New York'un kullanılmayan kanalizasyon ve metro hatlarında yaşayan on binlerce timsahın nereden geldiğini; Elvis Presley'in uzaylılarca alınarak Sirus yıldızının bir uydusuna götürülüp götürülmediğini;
Bilinenlerin tamamen dışında gerçekleşmiş olaylardan oluşan alternatif
bir tarih, aynı zamanda alternatif bir dünyaya da referans verir.
insanlığının, ilaç şirketleri tarafından üretilen bir süper virüsün neden olacağı bir pandemi sonucu yeryüzünden silinip silinmeyeceğini, şayet bu böyleyse ve bu bilgi kesinse, bunun sosyal medya üzerinden 'kesin bilgi, yayın bunu!' anonsuyla paylaşılmasında bir sakınca olup olmadığını; Türkiye'nin önünü kesmek için hiç bir fırsatı kaçırmayan ve hiç bir fedakârlıktan da kaçınmayan Gezi, Zello, ağaç, faiz vd lobilerinin arkasındaki üst aklın ve meta-iradenin ne olduğunu; inanlıları tarafından kutsal ve seçilmiş kişi addedilen kanaat önderlerinin, insanın bünyesine girdikten sonra, epifiz bezini 'hüüüpppp!' diye emerek, onu köleleştirecek olan bir uzaylı ırkın galaktik temsilcileri olup olmadığını, şayet böyleyse, bu belânın nasıl def edilebileceğini; Ajda Pekkan'ın aslında Benjamin Button'ın ta kendisi olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasının an meselesi olduğunu; Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi Şükrü Saraçoğlu'nda yenememesine neden olan o güçlü Dalawera toteminin, stadın neresinde gömülü olduğunu; Acun Ilıcalı'nın, insanımızın tele-komünikatif metotlarla eblehleştirilmesi operasyonunundan ne gibi bir çıkarı olduğunu; dünyanın bütün meteorolojist ve klimatologlarının tek işinin, ABD, Wyoming'de, bir kızıldereli rezervuarında yaşayan bir Apaçi şamanının, koltuk altlarını havaya tutmak, ıslattığı parmağını gökyüzüne kaldırmak gibi metotlarla gerçekleştirdiği hava durumu tahminlerini, grafiklerle ve cafcaflı laflarla süsleyerek insanlığa pazarlamak olduğunu; bütün bunları ve daha fazlasını duymaya, kabul etmeye ve sindirmeye hazır mıdır insanlık sizce?!?

Evet, haklısınız; bence de değil, bence de değil, bence de!!!!

İşte bu yüzden, egemenliklerinin tehlikeye düşeceği korkusuyla, küresel elitlerce ağır bir şekilde sansürlenmekteler Churchward'ın bahse konu eserleri. Allah'tan, onları okuyanların bazıları, (yukarıda ana başlıklar halinde bahsettiğim) içeriklerini paylaşma basiretini ve cesaretini gösteriyor. Bu sayede insanlık, hem geçmişinin gerçeğini, tarihinin hakikisini ve hem de, istikbalinin ne menem bir şey olacağını öğrenebiliyor.

6 - 'BÜYÜK SORULAR' küçük cevapları kabul etmezler!


Büyük sorular, bazen, kendisini tutkuyla takip edeni, uçurumun
kenarına taşıyabilir.
BÜYÜK SORULAR olarak vasıflandırılan 'nereden geliyoruz?', 'nereye gidiyoruz?', 'niçin varız?', 'bütün bunların anlamı ne?', 'evrenin dışında ne var?', 'metafizik hakkında konuşulabilir mi?', 'niçin hiçbir şey değil de bir şey var?' gibi majör problematiklere, teolojinin teklif ettiği cevaplar seti dışında, bilimin ve felsefenin içerisinden konuşarak, karşılıklar bulabilmek çabası, Churcward'ın 121 yıllık hayatının yegâne gayesi, biricik motivasyon kaynağıydı. Hiç kuşkusuz ki tarih disiplini, onun söz konusu amacına ne kadar yaklaştığı konusunda en objektif, ve en adil yargıyı verecek olan mercidir. Öte yandan, Churchward'ın, ciddi anlamda bir selefinin olmadığını ve şu ana değin, onun külliyatını kuşatacak ve fikri derinliğine erişecek bir halefinin de henüz çıkmadığını belirtmeden bu metni noktalamak, hem ona, hem bu metnin okuruna ve hem de, metnin kendisine haksızlık etmek olurdu. Bu satırların yazarı, bu kabil haksız fiillerin faili olmayı tercih etmediğinden yazıldı bu dipnot (iii), (iv). 

Dipnotlar:

(i): Collected Works of Robert James Howard Chuchward; volume 1; chapter 1: foreword; page: 37; writer: Khalid el-Experimous bin Cedel; chapter 2: 'My childhood, Alasca's term, first education, Pilgrim to Gotham City'; page: 471, 703, 989, 1017; Gotham City State University Press; Gotham City - New York - London - Auckland - Toronto - Sidney - Johannesburg; publishing date: November 1955.
(ii): Agevolume 1; writer: Robert James Howard Chuchward; chapter 2: 'My childhood, Alasca's term, first education, Pilgrim to Gotham City'; page: 596 - 597.
(iii): Yukarıdaki satırları tamamlayan bir çalışma için bakınız: 
http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/10/eksi-sozluk-yazarlarnn-nickname-olarak.html
(iv): Bu metnin oluşturulması sırasında kullanılan ilmi metot için bakınız: http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2013/10/argmentum-ad-gastroenterum.html

Yorumlar