Açlıktan ölen çocuklar, tıka basa beslenen köpekler



Medeniyet ve iktisat tarihçilerinin, en azından onların sol tandanslı olanların kullandıkları 'insanlık tarihini tasnif etme metodoloji' üzerinden konuşacak olunursa; köleci, feodal ve erken dönem kapitalist toplumsal formasyonlarda da bir şekilde haberdar olunulan; ancak, câri endüstri ötesi ('aktüel iletişim ve bilişim', ya da 'verili robotik ve moleküler biyoloji') çağında, dönemin imkânları sayesinde, olan biten (neredeyse) hemen her şeyden (neredeyse) hemen herkesin anında haberdar olması sayesinde, kamusal bilinirliği had safhada olan hakikatler vardır.

Bu metnin kendilerine dercedildiği görsellerin nispet, imâ ve iddia ettikleri hakikatleri kastediyorum.



Açlıktan ölen çocuklar, açlıktan ölmek üzere olduğunu anladığı çocuğun başında ağzı (gagası denmesi daha uygun kaçar sanırım) sulanarak bekleyen akbaba ve 'yediği önünde, yemediği arkasında' deyiminin tecessüm etmiş hali imişçesine kameraya bakan 'parti köpeği' görselleri işte o mezkûr 'kamusal bilinirliği had safhada' olan görsellerin bazılarıdır.

Bu satırlara dair yapılabilecek 'yazar ucuz bir anti-kapialist diskurun şehvetine teslim olmuş!' eleştirisini aşırı yorum olarak görürüm doğrusu. İsminizin, bırakın küresel sistemin maruf muhalifleriyle aynı hizaya yazılmasını icap ettirecek bir duruşu kuşanmayı; dünyaya (kelimenin hakiki ve geniş manasıyla) 'Kalp Gözü' ile bakmayı başaran Dilber Ay ile aynı dalga boyunda, aynı frekansta ve aynı rezonansta olmaktan zerrece beis görmemenin bile yettiği bir 'Hal'dir bu metnin hâvi olduğu anlam dünyası(i).

Evet, Dilber Ay haklıdır ve 'gapitalizm çok şerefsiz bi şeydir!'.

(i): http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2015/08/dilber-ay-gapitalizm-cok-serefsiz-bi-sey.html#more

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder