Ahmet Çayır: bir kitap delisi, bir selüloz dervişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi


Ahmet Çayır ile ilk karşılaşmamız (hafızam beni yanıltmıyorsa şayet) ilk olarak 2010 yılının Mayıs ayında, Serkan Özburun'un Beyoğlu, Büyükparmakkapı Sokak'taki Kelepir Kitabevi'nde gerçekleşti. Her hafta düzenli olarak (başlangıçta Çarşamba ve Cumartesi günlerinde, devamında ise sadece Cumartesi'leri) yaptığım kitap müzayedelerine kitap getiren sahaf dostum Ali Üst'e yardım ediyordu Çayır.

O güden bu yana geçen 6 yıl boyunca Ahmet'le çok sayıda (yüzlerce dersem abartmış sayılmam) müzayedede birlikte olduk. Tanıdıkça onun saf, samimi, dürüst, dervişane ve melâmimeşrepliğe yakın diyebileceğim alçak gönüllü ve ama en çok da kitapperest hallerine sempati ve saygı duymaya başladım.

Doğrusu bu ya, onlara karşı beslediği onca derûni aşka karşın, bilebildiğim kadarıyla aldığı kitap, dergi ve efemeraları hiç okumaz Ahmet Çayır. Buna rağmen aşıktır o selüloz temelli şeylere. Okuyarak, bilerek sevmek kitapları, çok marifet olmasa gerektir. Asıl meziyet ise Ahmet Çayır gibi okumadan, bilmeden, anlamadan, sadece sezerek, manasına ererek sevmesini bilmek, muhabbet beslemesini becermektir kitaplara.

Ahmet Çayır yaşarken efsane olmayı bilen fânilerdendir. Selülozfillerin alemindeki birkaç yıllık varlığına karşın, onun kahramanı olduğu, merkezine oturduğu çok sayıda anekdot kitapperestlerin diline pelesenk olmaya başlamıştır bile.

İşte onlardan birkaçı:

***Ahmet Çayır katıldığı müzayedelerden birisinde, yanında oturan kitapkurtlarından birisine münadinin elinde hâzirûna tanıtımını yaptığı kitaba işaret ederek 'Mahmut Çetin'in kitapları bu aralar çok çıkmaya başladı' der. Kitapkurdu onun bu lâfı karşısında gülümser, zirâ, müzayedeyi idare eden kişinin elinde Mao Çe Tung'un Teori ve Pratik' isimli eseri vardır (aktaran Ahmet Kot).

***Dylemi Sahaf Hüseyin Palu'nun geleneksel Pazartesi ve Perşembe akşamı müzayedelerinin birisinde, hâzirundan bir zat o kadim suali, 'sahaflar neden evlenmez?' demir leblebisini atar ortaya. Çoğu bildik ve beylik olan çeşitli görüşler dillendirilir. Ahmet Çayır'da soruyu cevaplayanlardandır. Ancak, onun mukabelesi her zamanki gibi enteresan, ayrıksı, konuyla doğrudan ilişkilendirilmesi çok da kolay olmayan bir mahiyette, soruyla olan irtibatı ve ünsiyeti ancak 'her şey her şeyle ilgilidir' umdesi çerçevesinde kurulabilecek olan, düşünce katmanları arasında adeta 'kuantum sıçraması' yapılarak dillendirildiği intibaını uyandıran, insanda 'paralel bir evren'den söylenmiş bir lâkırdıya muhatap olduğu izlenimini bırakan, bir 'farklı kavrayış, duruş ve şuur düzlemi'nden neşvünema bulmuş gibidir: 'zaten ölücez, neden evlenelim ki!?! (aktaran Hüseyin Palu)'

***Dylemi Sahaf'ın bir diğer mezatında Ahmet Çayır Yalçın Küçük'ün 'Tekelistan' kitabına talip olur ve ona sahip olayı da başarır. Kısa bir süre sonra kitabı iade edince Hüseyin Palu sorar: 'N'oldu Ahmet, kitapta bi sıkıntı mı var, niye iade ettin?'. Çayır'ın cevabı katılımcıları yine gülümsetecek cinstendir: 'Sigarayla, tütünle, Tekel'le sanıp almıştım' (aktaran Ahmet Kot).

29 Ağustos 2016, Pazartesi akşamı Dylemi Sahaf'taki müzayede'de Çayır yine formundadır; arka arkaya patlatır aforizmalarını. Neşe Binark'ın tanıklığıyla işte onlardan ikisi:

***Hüseyin Palu'nun müzayedeye çıkardığı Yunus Emre Divânı'nın açık arttırması sırasında 'al bu kitabı' diyene cevaben: Yunus Emre'nin fotoğrafı da olsaydı iyiydi, alırdım o zaman' diyen Ahmet Çayır, hemen akabinde açık arttırmaya sunulan Pavarotti'nin cd'si içinse 'çok bağırıyo o adam, almam onu' yorumunu yapar.

Tanıyanları, onunla ilgili anılarını, bildikleri anekdotları paylaşırlarsa şayet; onları da (kaynak göstermek suretiyle tabii) buraya ekleyeceğim. Bu suretle de, kollektif aklın ürünü olan doyurucu bir Ahmet Çayır yazısını hep birlikte yazmış olacağız.

Tanımaktan dolayı mutlu olduğum kitapları her şeyden çok seven, her nefesiyle ciğerlerine hava değil, adeta selüloz çeken bu kitap dervişini, bu selülozmanyağı, bu samimiyet abidesini, bu kelimenin en hakiki manasıyla 'güzel insan'ı muhabbetle selâmlıyorum (i).

dipnot:
(i): Görsel için kaynak: https://www.facebook.com/photo.php?fbid=1108947632460225&set=ecnf.100001031818142&type=3&theater

Yorumlar

  1. Ahmet Çayır'ı istediği kitabı hele de çok ucuza alıncaki yüz ifadesinden okuyabilirsiniz. Çok da fazla konuşmaya tanışmaya gerek yok. İzleyin mezatta yeter. Bir de o aldıkça sevinen görüntüsü karşısında bir iki kişinin birkça 'kibirli' yorumunu duydum, bunlar sahaf değil bunlar al satçı bak bak nasıl da mutlu oluyor vs gibi.

    Sanane lan kardeşim! Sen o cebin para dolu traşını olmuş ve karnın tok halinle gelip peyleri savurup yanındaki sandalyeyi doldururken o ekmek parası için acaba neler alabilirim derdinde. Sana yakışan o yaşlı başlı halinle aldıklarına sevinip okuyup aktarmak çevrene ve hatta Ahmet'e de eğer isterse.

    Tüm kitap kurtlarına ve sahaflara selamla. Ben hala Tayfun Kurt'u çok özlüyorum.

    Saygı ve muhabbetle,
    Taha KUTLUATA

    YanıtlaSil
  2. değerli katkıların için çok teşekkür ederim değerli dostum)))

    YanıtlaSil
  3. Kapak resmi fetişisti olduğunu ekleyebilirim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder