Kant'ın Ttransandantal İdealizmi göre uzay - zaman - insan ilişkisi

 





















UC Berkeley Üniversitesi'nden Prof. Frederick M. Dolan 'Kant’ın transendental idealizmine göre “uzay” ya da “zaman” insan zihninden bağımsız olarak var olabilir mi?' sorusunu quora.com'da şöyle yanıtlamış:

Hayır, olamaz. Kant bu konuda son derece nettir:

Uzay, nesnel ve gerçek bir şey değildir; ne bir töz, ne bir ilinek (araz), ne de bir ilişkidir. Aksine, öznel ve idealdir ve zihnin doğasından kaynaklanır.
(Kant, Duyulur ve Anlaşılır Dünyanın Biçimi ve İlkeleri Üzerine)

Bununla birlikte, Kant’ın “öznel” derken uzayı bir duyguya ya da bir duyumsamaya benzer bir şey olarak kastettiğini düşünmek hata olur. Uzay, algıladığımız şeylerin bizden dışarıda konumlanmış olarak deneyimlenmesi bakımından bir anlamda “nesneldir”. Uzay bir temsildir; fakat dış dünyayı temsil eden bir temsildir.

Zamanın statüsü ise daha karmaşıktır. Kant, zamanın iç duyunun formu olduğunu söyler; ancak zaman aynı zamanda dış duyunun nesnelerinin de zamansal olarak temsil edilmesine neden olur:

Tüm tasarımlar, ister dış şeyleri nesne alsın ister almasın, yine de kendi içlerinde, zihnin belirlenimleri olarak, iç durumumuza aittirler; bu iç durum ise iç sezginin biçimsel koşuluna, dolayısıyla zaman koşuluna tabidir.
(Kant, Saf Aklın Eleştirisi, A34)

Bu nedenle kendi zihnimizi zamansal olarak algılarız, fakat mekânsal olarak algılamayız; buna karşılık dış dünyadaki nesneler her zaman uzay ve zaman içinde konumlanmış olarak deneyimlenir.

Her hâlükârda, hem uzay hem de zaman zihne bağımlıdır.

Tüm görünümlerin transendental idealizmiyle, onların bir bütün olarak yalnızca temsiller olarak görülmeleri, kendinde şeyler olarak değil, buna bağlı olarak da uzay ve zamanın yalnızca sezgimizin duyusal biçimleri olmaları, kendinde şeyler olarak verilmiş belirlenimler ya da nesnelerin kendinde şeyler olarak koşulları olmamaları öğretisini anlıyorum. Bu idealizme, uzay ve zamanı kendinde verilmiş (duyarlılığımızdan bağımsız) şeyler olarak kabul eden transendental realizm karşı çıkar. Transendental realist, bu nedenle, dış görünümleri (onların gerçekliğini kabul ettiğinde) kendinde şeyler olarak, bizden ve duyarlılığımızdan bağımsız var olan şeyler olarak ve dolayısıyla da saf anlama kavramlarına göre bizden dışarıda bulunan şeyler olarak tasarlar.
(Kant, Saf Aklın Eleştirisi, A369)(i,ii)

Uzay ve zamanın zihinden bağımsız olduğunu düşünmek, transendental realistin hatasına düşmektir.

(i): görselin kaynağı: https://qph.cf2.quoracdn.net/main-qimg-feae5cf8b71a958d31e716b815a2ff83

metnin kaynağı: https://www.quora.com/

(ii): Çeviri ChatGPT marifetidir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder