11 Eylül 2001 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Eylül 2001 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2001 günü Los Angeles'da yaşadıklarım, confession - 2


September 11 attacks | History, Summary, Timeline, Casualties, & Facts |  BritannicaWorld politics explainer: The twin-tower bombings (9/11)
ABD'nin tarihinde ilk defa ana karasında vurulması ortalama insanda tarif edilmesi neredeyse imkânsız bir korku, panik, şaşkınlık, kabul edeme ve öfke kabarmasına neden olmuştu

0***medhal / prologue / takdim:
24 yıl önce El Kaide'nin üstlendiği terör eylemleri dalgasıyla sarsılmıştı, saldırılara muhatap olan ABD ve bunlara şahitlik eden Dünya'nın geri kalanı. Hemen akabinde ABD, Kürre-i Arz'ı, tarihte benzerine az rastlanan bir tarzda ve adeta misli görülmemiş bir şiddette yeniden dizayn etmeye girişmiş; gezegenimizin etkili emperyal - hegemonik gücünün bu atağı bütün insanlığı ve ama en çok da İslâm coğrafyası ve Müslüman halklar olumsuz etkilemişti.
09/11/2001 saldırılarının sene-i devriyesi vesilesiyle olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına yazıp paylaştığım konuya dair tanıklığımı, elden geçirip, yeniden ramp ışıklarının altına, konunun meraklısının görüş alanına bırakıyorum muhterem kârîm. İşte 'confession - 2' alt başlığı ile blogumun başına aldığım o mezkûr tanıklığım: 

1***11 Eylül 2001, 06.30, Los Angeles, Venice Boulevard
Hafta içi her gün olduğu gibi, çalar saatim 06.30’da uyandırdı beni.
TV’yi açtım, abc’de canlı yayında haber programı vardı. Amerikan tarzı açık mutfakta yulaf ezmemi hazırlarken, biran gözüm tv’ye takıldı. Sunucu çok heyecanlı bir sesle, bağırarak konuşuyor, ekranda görülen ve her yanından dumanlar tüten bir gökdelen hakkında yorum yapıyordu. Yulaf ezmesi kabını alıp tv karşısına oturdum. Olağanüstü bir şeyler oluyordu. Görüntü NY’daki Dünya Ticaret merkezine aitti ve alt yazı ‘America under atac!’ biçimindeydi. Kanallar arasında hızla zap yaptım. NBC, CBS, Fox ve California’nın yerel kanallarında hep aynı görüntüler vardı. İkiz Kulelere uçakla saldırı yapılmıştı. Sabah mahmurluğunu atmış, meselenin vahametini anlamıştım. Amerika ana yurdunda vurulmuştu. Bunun savaş nedeni olduğunu anlayacak kadar dünya meselelerini izlediğimden, saldırıyı takip edebilecek gelişmelerden ister istemez paniğe kapılmıştım. ‘Şayet, Rusya ya da Çin bu saldırıyı yapmışlarsa’ diye düşündüm, ‘bu ABD için nükleer bir savaş nedeni sayılacaktır’. 
Evet, dünya nükleer bir küresel savaşa son 30 yıldır hiç bu denli yakın olmamıştı.





İkiz Kuleler çöktükten sonra yakınlarındaki insanların yaşadığı şaşkınlık, çaresizlik, korku ve paniği yansıtan bir enstantane.

Pearl Harbor baskını, 11 Eylül saldırısı ve Atlantik İttifakının (ABD - NATO) Suriye ve İran operasyonu aynı aklın ürünüdür


1 - Sonda söyleyeceğimi en başta söylüyorum.

Bundan tam 70 yıl önce, 7 Aralık 1941’de*, İkinci Dünya Savaşı bütün vahşeti ve dehşetiyle sürerken, Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri ABD’ye ait olan Hawai takımadasının Oahu adasındaki Pearl Habor üssüne ve ABD Pasifik Donanmasına saldırmıştı. Bu metinde, bu saldırının, bizzat saldırıya uğrayan taraf olan ABD tarafından önünün açılarak desteklendiği savunulacaktır. Bahsedilen niteliği yüzünden Pearl Harbor baskını, 60 yıl sonra gerçekleşecek olan bir başka büyük trajedinin, 11 Eylül 2001’in saldırısının ‘ruh ikizi’dir. Bu bakımdan, ‘Pearl Harbor erken gerçekleşmiş bir 11 Eylül, 11 Eylül ise gecikmiş bir Pearl Harbor’dur’ iddiası, ABD’nin ve hatta dünyanın kaderini tayin eden bu iki olay arasındaki rasyonel, gerçeklerle mutabık ve gizli bağlantıları ifşa eden anlamlı bir metafordur gibi algılanmaktadır.
Buna nasıl hükmettiğimi paylaşmadan önce, söz konusu saldırıya dair bazı önemli tarihi gerçekleri hatırlatmak istiyorum.


11 Eylül 2001'de Los Angeles'teydim....11 Eylül yazıları - 1

11 Eylül 2001'de Los Angeles'teydim.
Sabah, her zaman yaptığım gibi, erkenden kalmıştım.
tv'yi, mutat olduğu üzere açtım.
Allahım, o da ne!!!
Bütün kanallarda inanılmaz görüntülerin eşiliğinde hep aynı konu vardı:

America under atac!



Görüntüler inanılmazdı, trajedikti, gerçek olamayacak denli sıradışıydı.
Bu sırada ben, bu akıllara seza olayla birlikte çifte şok yaşıyordum.

Neden mi?
Anlatacağım, ama bir sonraki yazımda.