
Olan biteni zerre miskal mertebesinde anlayabilmek adına, mütemadiyen yüksek sesle düşünüyor, benzer duyarlılıkları paylaştığını sandıklarıma, bu blog benzeri, işaret fişekleri yolluyorum. Cümle debelenmem 'Bir hakîkat kalmasın âlemde Allah’ım nihân' içindir; 'bütün bunlar niye?' içindir. 'Ah bin yâ bin fesaye!' için ezcümle bir de...
Newton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Newton etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stephen Hawking, Zayn Malik, Schrödinger'in Kedisi, Newton'ın elması ve paralel evrenler
1 - Albert Einstein'dan Stephen Hawking'e
Albert Einstein'dan sonra, popüler bilim insanları panteonunun zirvesine yerleşen figür hiç kuşkusuz Stephen Hawking'tir.
Roger Penrose'la yaptıkları uzun ve verimli mesai sonucunda, Einstein'ın Genel Görelilik kuramının, evrenin Big Bang denen bir tekillikle (singularity) başlayıp, bir başka tekillikle (bir kara delik ya da Büyük Çöküş/Big Crunch denen bir mekanizma ile) sona ereceğini argumante eden, bunu da, matematik modelleme aşamasına taşıyan Hawking, böylelikle kozmolojinin en büyük buluşlarından birine imza atmış oldu. Bu kuramın doğal bir sonucu olarak, kara deliklerin aslında tamamen kara olmadıklarını ve 'Kara Delik Işıması / Hawking Radiation' denen bir ışımaya yol açtıklarını kanıtlayan Hawking, bunun yanı sıra; 'Kozmos'un mekânda sonlu ama sınırsız, zamanda ise 'sonsuzca sonlu (infinitely finite)' olduğununu (zamanın, bir 'tekillik/singularity' olarak tanımladığı Big Bang'den önce mevcut olmayıp, uzay-zaman sürekliliğiyle birlikte ortaya çıktığını) ileri süren 'Hartle-Hawking State' teorisinin de kurucu babalarındandır (founder fathers). Richard Feynman'ın 'çoklu geçmişler' savını Genel Görelilikle birleştirme yolunda attığı kayda değer adımlar, Stephen Hawking'in kozmolojiye olan sıra dışı katkılarından bir diğeridir.
Gökyüzünde bize göz kırpıp duran yıldızların çoğu milyonlarca, hatta milyarlarca yıl önce yok oldular. Gördüklerimiz, yok olup giden o yıldızların 'hayaletleridir'
'12 milyar ışık yılı ötede gözlenen o devasa su kütlesi var ya, o artık yok! ''
Yukarıda yazdığım cümle, Hürriyet gazetesinin 24 Temmuz 2011 tarihli nüshasında okuduğum bir kozmoloji (evrenbilim) haberinden sonra ‘zınkkkk!’ diye gelivermişti aklıma. Akabinde de, ‘bu cümlenin imâ ve vaat ettiği kozmoloji yazısını mutlaka yaz ve paylaş meraklısıyla’ demiştim kendi kendime.
Önce Hürriyet’te çıkan söz konusu yazının linkini vereyim:
http://www.hurriyet.com.tr/planet/18324808.asp
Bazılarınızın okuduğunu sandığım, okumayan
Yukarıda yazdığım cümle, Hürriyet gazetesinin 24 Temmuz 2011 tarihli nüshasında okuduğum bir kozmoloji (evrenbilim) haberinden sonra ‘zınkkkk!’ diye gelivermişti aklıma. Akabinde de, ‘bu cümlenin imâ ve vaat ettiği kozmoloji yazısını mutlaka yaz ve paylaş meraklısıyla’ demiştim kendi kendime.
Önce Hürriyet’te çıkan söz konusu yazının linkini vereyim:
http://www.hurriyet.com.tr/planet/18324808.asp
Bazılarınızın okuduğunu sandığım, okumayan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)