eş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Annesiz ve babasız birisi Kâinatı nasıl sırtlayabilir ey Allahım?



Geçtiğimiz Pazar, Eskişehir’de bir taraftan biyokimya master’ına devam ederken, diğer taraftan aldığı pedagojik formasyon sayesinde kazandığı kimya öğretmenliği yapma hakkını kullanabilmesine zemin oluşturacak stajını yürüten ve yanı sıra da, tekno kentteki bir moleküler kimya firmasının ar-ge departmanında çalışan büyük kızım babaannesini ziyarete geldi. Ben de, bu vesileyle soluğu Şişli’de aldım. Böylece bir taşla birçok kuşu birden vuracak, kızımı, annemi ve yanında kaldığı kızkardeşimi, eniştemi ve kızlarını, sevgili yeğenim Güher Görgülü’yü aynı anda görebilecektim. Nitekim gördüm de. Ancak, bu ziyaret ve bir arada oluş bana keyif ve mutluluktan çok üzüntü, hüzün ve acı verdi. Zira, bu sefer anneciğimi daha da çökmüş gördüm. Gerçi, 83 yaşında olduğu hesaba katılırsa, bu normal karşılanabilir. Lâkin, artık yürüteçle bile yürüyemiyor, sadece zorlukla doğrulabiliyor olmasını, her şeye karşın, kabullenmekte zorladım doğrusu.

Kahvaltı yapmak tabii ki çok önemli. Ancak, kahvaltı hazırlarken öyle yoruluyorum ki, anlatamam



Sadece doktorlar ve diyetisyenler gibi insan sağlığının profesyonel yardımcıları değil, aklı başındaki herkes güne kahvaltı ederek başlamanın önemine işaret eder.
Gündelik konuşmalarda bu konuya dair olarak en çok başvurulan, en ziyade rağbet edilen ve favori olan metafor sanırım şudur: 'Güne, sağlıklı besinlerden oluşmuş bir kahvaltıyla başlarsanız, bu, sahaya 3 - 0 önde çıkmanız kadar lehinize bir durumdur'.
Doğrusu ben de, kahvaltının önemi bilen ve sabah öğününde sağlıklı olmasına özen gösterdiğim şeyler yemeden günün diğer işlerine kalkışmayanlardanım. Ancak, kahvaltı hazırlamanın beni çok yorduğunu da itiraf etmeliyim.

‘Kahvaltı hazırlamak insanı yorar mı?’ demeyin, bal gibi yorar. Kahvaltı hazırlarken izlediğim yolu, sabah öğünü