01 Ocak - 31 Aralık 2024 döneminde, Pazartesi'nden Cuma'ya hafta içi her gün 14.55 - 15.00 saatleri arasında TRT Radyo 1'de yayınlanan, bütün yıl boyunca da toplamı 262'ye erişecek olan Sayfaların Dilinden programının metinlerini yazıyorum. 2025 yılında kitaplaştırılacak olan mezkûr metinlerin 05 Şubat - 09 Şubat döneminde yayınlanması plânlananları aşağıdadır. Onlara dair görüş, öneri ve eleştirilerinizi paylaşırsanız sevinirim. Malûmu ilâm etmek olacak ama, paylaşmadan edemedim: TRT Dinle'yi cep telefonunuza indirerek söz konusu programı Dünya'nın her yerinden dinleyebilirsiniz.
26) Konu: Medeniyet ve at
Radyo 1'in değerli dinleyicileri, merhaba; Ziyaver Şencan'ın metnini yazdığı, Berivan Erin'in yapımcılığını üstlendiği, Rıza Okur'un sunduğu Sayfaların Dilinden programının bugünkü konusu Medeniyet ve At, bahsedeceğimiz kitap Yoldaşımız At.
At; hızıyla mesafeleri kısaltarak insan, malzeme, bilgi ve haber naklini süratlendirmiş; askeri aksiyonlara önemli imkân ve istidatlar kazandırmış, farklı tarihi, sosyolojik, teolojik, kültürel birikimlere sahip toplulukların temas ve tanışmalarını, organik, eklektik ya da senkretik bir araya gelişlerini; hibrid, kolaj karakterli yeni medeniyet, kültür ve inanç havzaları oluşturmalarını kolaylaştırmıştır. Seslerin sembollerle gösterildiği ilk alfabe olan Fenike abc'sinin başlangıç harfi alef'in, tarım devriminin itici gücü kara sabanı çeken, bu bakımdan da insanlık için çok önemli olan sığırın başından stilize edildiği malûm; işte at, sığırdan fazla katkı sağlamıştır insanlığa. Tarihçilerin serdettiği ‘Türklerde devlet, at üzerinde kurulur, at üzerinde yönetilir'; onlar bir çok yaşam pratiğini at üzerinde gerçekleştirir' ifadesi, bu hayvanın geçmişimizdeki ağırlığına vurgu yapan nesnel bir tespittir. Hem Cengiz Han’a, hem de Attila’ya nispet edilen ‘Sakın bir Çiviyi küçümseme; bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtarır!’ sözü çokça tekrarlanır kültürümüzde. Hz. Muhammed’in Miracına vasıta olan Burak, Antik Yunan Mitolojisindeki kanatlı at Pegasus, kadim Çin ve Hind medeniyetlerinden Yunan mitolojisine intikal eden tek boynuzlu at Unicorn, Hind mitolojisindeki at kafalı, insan gövdeli Gandharvar'la, ondan esinlenmiş Grek mitolojisi figürü, kafası ve gövdesi insan, belden aşağısı ise at olan Sentor, Büyük İskender’in atı Bukefalos, Napolyon Bonapart'ın atı Marengo, Enver Paşa'nın atı Derviş, son halife Abdülmecid Efendi’nin atı Hayyam ve nihayet ünlü çizgi roman sanatçısı Morris'in çizip Rene Goscinny’nin yazdığı Frankofon 'bande dessinée' havzasının prima kahramanlarından olan Red Kit’in atı Düldül bu marifetli canlının medeniyet dediğimiz toplamın çeşitli katmanlarındaki tezahürlerinin ilk akla gelenlerindendir.
10,000 yıl önce Dünya'nın en az 6 farklı havzasında evcilleştirilen at, bozkırların efendisi olan göçer / konar – avcı – toplayıcı – hayvan besleyici eko-sistemler inşâ etmiş Türklere 5,500 yıldır hizmet etmekte. MÖ 3,500'de tekerleği icat eden Sümerlerin sığırları arabaya koşmalarına müteakip, M.Ö. 2,000’de ilk defa arabaya koşulan at, sivil lojistik ve harp teknolojilerinde büyük bir sıçrama, kapasite artışı, sürat ve verimlilik sağlamıştır. Atasözlerimiz, deyimlerimiz, masal, destan, öykü ve türkülerimizde geniş yer bulan at, edebiyatımızın da temel izleklerindendir. Yahya Kemal'in ‘Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik /Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik / Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi "İlerle! / Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle''; Arif Nihat Asya'nın ‘O zafer getiren atlıların nalları altındanmış / Gidişleri akına, gelişleri akındanmış’ dizeleri, Nazım Hikmet'in 'Nal sesleri sönüyor perde perde, atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde! Atlılar atlılar kızıl atlılar, atları rüzgâr kanatlılar!’, Turgut Uyar'ın 'Eylül toparlandı gitti, işte Ekim falan da gider bu gidişle, Tarihe gömülen koca koca atlar, Tarihe gömülür o kadar’ dizeleriyle, ata olan sevgisi sınırsız olan Necip Fazıl'ın, ona beslediği emsalsiz sempatiyi ölümsüzleştiren ‘Ata binilmez, ata yükselinir’ ifadesi buna örnektir.
Kudret Emiroğlu ve Ahmet Yüksel'in yazdıkları Yoldaşımız At, kapsamlı içeriği, şölen mahiyetindeki görselleriyle atın küresel hikâyesini, Anadolu'daki binlerce yıllık geçmişiyle bugününün bütün veçhelerini mercek altına almakta, konunun meraklısının başucu eseri olmayı hak etmektedir. Bir sonraki programımızda birlikte olmak dileğimizle; hoşça kalın, kitapla ve muhabbetle kalın değerli dinleyenler.
27) Konu: Başka bir Kütüphane Mümkün mü?
Radyo 1'in değerli dinleyicileri, merhaba; Ziyaver Şencan'ın metnini yazdığı, Berivan Erin'in yapımcılığını üstlendiği, Rıza Okur'un sunduğu Sayfaların Dilinden programının bugünkü konusu Başka Bir Kütüphane Mümkün mü?, bahsedeceğimiz eser Ahmet Kot Kitaplığı.
Ezberleri bozan, alışılmışın bütünüyle dışında olan bir kütüphane EVET, MÜMKÜNDÜR! Sadece ülkemizde değil, bütün Dünya'da benzersiz olan 'Beş Element' esasına göre tertiplenmiş Balıkesir Millet Kütüphanesinden bahsediyoruz. Bahsettiğimiz kurum, asırlar boyunca revize edile edile günümüze erişen konvansiyonel kütüphane düzen ve tasnif sisteminin radikal bir şekilde değiştirildiği alternatif bir kitabiyat kurumudur. Şair, yazar, yayıncı, çevirmen, editör, gazeteci, gazete genel yayın yönetmeni, koleksiyoner, kitap eksperi ve kültürel etkinlikler düzenleyicisi gibi çok sayıda vasfı kişiliğinde meczeden Ahmet Kot, söz konusu kütüphanenin içerdiği kitap, gazete, dergi ve efemera koleksiyonlarının bağışçısı ve aynı zamanda da bu kültür kurumunun yöneticisidir. 1953'de Eskişehir'de doğan Ahmet Kot İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümü mezunu. Çok sayıda dergi ve gazetede yayınlanan şiirleri 2 kitapta toplanan, İngilizceden fikir eserleri çeviren, İsmet Özel ve Nabi Avcı ile kurduğu Yeryüzü Yayınları'nı 1979 - 1983 döneminde yöneten Ahmet Kot, Grafikerler Meslek Kuruluşu, Bilim ve Sanat Vakfı ve 2002 - 2005 yıllarında Genel Başkan yardımcılığını yaptığı Türkiye Yazarlar Birliği üyesi olup, İstanbul
2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı bünyesinde gerçekleştirilen çok sayıda projenin de müellifi ve uygulayıcısı idi. Dünyanın dört bir tarafındaki sahaflar, sahaf festivalleri, kitap fuarları, müzayedeler, sanat bienalleri ve bit pazarlarından 50 yıl boyunca, âdeta iğneyle kuyu kazarcasına ve büyük zahmetlerle toplayıp bir araya getirdiği 250,000 civarında kitap, gazete, dergi, atlas, ansiklopedi, sözlük, fotoğraf, vesika ve efemerayı bağışladığı vakfın, bunların kullanım hakkını Balıkesir Büyükşehir Belediyesine devretmesiyle vücut bulan Ahmet Kot Kitaplığı'nda varoluşun bütün alanlarını kuşatan 400 tema, ağırlıkla Türkçe ve İngilizce olmak üzere 50’ye yakın dilden âsar, sürekli eklenen yeni sayılarla mütemadiyen gelişen 300 süreli yayın var. Balıkesir şehrinin tamamını gören 6,000 metrekare taban alanına kurulu cam cepheli 4 katlı kütüphane binası 3.5 km kitap rafı, 120 kişilik konferans salonu, Fikir Coğrafyası Odası, Sesli Kitap Okuma Kabini, Görme Engelliler Okuma Masası, Edebiyat Kahvesi, Kütüphane Dükkanı ile Kitap Kültürü, Mutfak Kültürü ve 50'den fazla dilde basılmış 600 civarında Binbir Gece Masalları'nı içeren masal odası gibi üç özel koleksiyon odasını içermekte. Kütüphaneyi emsallerinden ayıran husus, gezegenin en çok tercih edilen kütüphane tasnif sistemleri 1- Dewey Onlu Sınıflandırma Sistemi, 2- Evrensel Bibliyografya Repertuvar Sistemi, 3- ABD Kongre Kütüphanesi Sınıflandırma Sistemi yerine kitapların 'BEŞ ELEMENT'e, yânî 'ATEŞ - HAVA - SU - TOPRAK - İRFAN' esasına göre tertiplenmesi; 400 tematik başlık altında toplanan eserler, muhtevalarına göre bu beş elementten birisine dahil edilerek raflanmakta. İlk 4 element, yâni ANÂSIR-I ERBAA, insanın ve onu kuşatan muhitin maddi dokusunu, İRFAN ise varoluşumuzun ruhi - fikri - hissi boyutlarını teşkil ederek 'Kütüphane = İNSAN' denklemini kurmakta. Yeri gelmişken, tarihin en büyük bibliyofillerden Jorge Luis Borges'in 'Kütüphane = Cennet' denklemini de hatırlatmış olalım. Sayfaların Dilinden'de, sohbetimize konu olan meseleyi destekleyen bir metne referans verirdik hep; bu sefer bir metinden değil, yüzbinlerce, hatta milyonlarca metni hâvî bir kitabiyat kurumundan, alternatif mahiyetteki bir kütüphaneden alıyoruz desteğimizi. Ezcümle, kitap sevgisi, okuma - öğrenme tutkusu sahibi eşhasın bulunmaktan bahtiyar olacağı bir mekân Balıkesir Millet Kütüphanesi Ahmet Kot Kitaplığı. Bir sonraki programımızda birlikte olmak dileğimizle; hoşça kalın, kitapla ve muhabbetle kalın değerli dinleyenler.


