#itüitülülerindir vs. #itütürkiyenindir




İktidarıyla muhalefetiyle, Türkiye Toplumsal Formasyonu'na hakim olan ötekileştirici / dezenformatif dilden hakikaten de sıtkım sıyrıldı; BU AHMAKÇA KUTUPLAŞMADAN TİKSİNDİM, İĞRENDİM!!!

Bunun son örneklerinden birisi de Twitter'da açılan bir hashtag;
şöyle o başlık: #itüitülülerindir

İTÜ mezunuyum (1976 - 1984, Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü) ve bu başlığı görünce de anında (adeta insiyaki olarak) şu önermeyi dillendirme ve kayda geçirerek tarihe not düşürme refleksini sergiledim:
1976 - 1984 döneminde Petrol Mühendisliği okuduğum Maçka'daki Maden Fakültesi binası.


Dar kapıcı, sekter bir bölgeciliği; fraksiyon asabiyetini ve territorial chauvinisme'i esas alan #itüitülülerindir mottosu, emekçileri, yoksulları, ezilenleri, ötekileştirilenleri dışlayan sağcı - faşist dünya görüşüne yakışır ancak. Üzülerek görüyorum ki, 'solcu' olduğu iddiasıyla söyleyen ve eyleyen kimi kişi ve çevreler, sol dünya tahayyülüyle taban tabana zıt bu gibi söylemleriyle, karşı çıkmaya çalıştıkları her ne varsa ise, işte onu besliyor, destekliyor ve büyütüyorlar. Maalesef olayın / işin özü, özeti budur.
İTÜ Taşkışla binası.

Son 25 yılda tarih sahnesine çıkan J. Bolsonaro, D. Trump, B. Johnson, Marine Le Pen, V. Orbán ve R. T. Erdoğan gibi popülist sağ mufazakâr liderler, (yine maalesef kavramını kullanasım geldi, o denli teessüf edilesi bir yaklaşım bu benim için), bir kısım sol çevrenin düştüğü bu yanlışın aksine, en azından söylemleriyle, ezilenlere, yoksullara, duymak istedi söylemlerle yaklaşarak iktidara geliyor ve hatta uzun süre de iktidarda kalabiliyorlar.
Yeniden bu metnin menşei ve ebesi olan vak'aya dönecek olursam, benim nokta-ı nazarımdan manzara şudur: Anadolu'daki alt yapısı yetersiz, gelenekleri oluşmamış / oturmamış üniversitelere giden, muhtemelen de toplumdaki ve eğitim sistemindeki eşitsizliklerden nasibini fazlasıyla almış öğrencilerin, üniversite mezuniyet diplomasında İTÜ yazmadıkça, halen okudukları gelişmemiş akademik yapıdan İTÜ'ye hak etmedikleri bir yolla / prosedürle / süreçle geçmedikçe, onların İTÜ'nün alt yapasından yararlanmasında hiç bir sakınca yoktur; bilâkis bu narodnik, devrimci proje desteklenmeli ve ona katkı verilmelidir. Zîrâ bu proje, şayet benim algıladığım ve anladığım şekilde realize edilecekse, tam da Hasan Âlî Yücel'e ve İsmail Hakkı Tonguç'a yakışacak nitelikte bir antitedir.
Gerçek bir solcu, halkçı siyasa ve onun liderliği, bahse konu projenin aksayan yanlarıyla ilân edilen amaçlarından sapan taraflarını göstermeye, bunları eleştirmeye ve düzeltilmesi için de katkılar sunmaya odaklanır. Aksi davranışlar hem emekçi kesimleri sıkıntıya sokar, hem de halk indinde olumsuz sonuçlar doğurur.
Solcular o hastag'deki / başlıktaki gibi söyler ve eylerse, işte o zaman kelimenin hakiki manasıyla 'elitist' davranmış ve kendilerini, varlık zeminleri, ontolojik neseplerini inkâr ve imha etmiş olurlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder