turgut uyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turgut uyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Turgut Uyar: Belki de asıl ustalık budur, her zaman acemi olmayı bilmek

‘Belki de asıl ustalık budur, her zaman acemi olmayı bilmek’ demesini becerebilen; böylesi arifane, dervişane ve mütevazi bir duruşu sergileyebilen bir Türkçe ustası, rafine bir şair ve gerçekten de  hakiki ve sahici bir 'sivil edip'ti Turgut Uyar. Bir taraftan umumi duruşu ve yaşamsal pratikleriyle, öte yandan da inşa ettiği 

metaforlardan mürekkep edebi köprüleri marifetiyle o; Edip'le Edeb'in müşterek alanlarının mütekabili olan bir anlam dairesine referans veren ve esas olarak bu dalga boyunda temayüz eden bir kültür ve sanat erbabıydı. Edebiyat, edip, edep ve müeddep kavramlarının hem asarda ve hem de hayatın hemen her veçhesinde bu denli organik bir artikülasyon içerisinde mezcedilebilmiş olması fevkalâde nadirattan bir durumdur.

1927’nin bir Ağustos sıcağında, mezkûr ayın dördünde dünyaya gelmişti. Enteresan bir ayrıntı ve tesadüf olsa gerek; Uyar'ın terk-i dünya eylemesi de yine bir başka Ağustos sıcağına, 1985’in 22 Ağustos'una denk düşer. 

Türkçe'nin en güzel şiirlerinden / dizelerinden bazılarını yaratmayı başarmış Turgut Uyar bir 'asal gaz' kadar asil, Higs Bozon'u kadar gizemli ve erişilmez, unicorn ya da dört yapraklı yonca gibi 'yok ama var (yoksa 'var ama yok' mu demeliydim?), zümrüd-ü anka kuşu denli nadirattan bir fenomen ve ender rastlanabilen bir kelime kuyumcusu ve şuur cengaveriydi.  



'Belki de asıl ustalık budur, her zaman acemi olmayı bilmek' demişti Türkçe'nin büyük ustası Turgut Uyar



84 yıl önce, 4 Ağustos 1927’de dünyaya gelen Turgut Uyar’ın ‘Büyük Saat’ isimli toplu şiirleri elimde şu an. Ona, Turgut Uyar’a merhaba demeyi murad ediyorum bu vesileyle ve bu yazımla aklımca.
Şurası aşikâr ki, Turgut Uyar’ın konuştuğu dili konuşup, yazdığı

Turgut Uyar’ın yaşadığı ve konuştuğu ve yazdığı ve iz bıraktığı bir dünyada ben Türkçe konuşuyorum, Türkçe yazıyorum derken utanıyorum

Soy şairlerin en soylularından Turgut Uyar 84 yıl önce bugün doğmuştu.
Buna dair lâkırdı etmem farzdır.
Ediyorum.
Türkçe konuşmaya ve yazmaya çalışıyorum kafamı gözümü yara yara, lisânımın kanadını kolunu kıra kıra.
Anadilim Türkçe zirâ.
Memnun değilimdir ama anadilime dair becerimden çoğunlukla.
Ne yazdıklarım ve ne de söylediklerim tatmin etmez beni, bu böyledir genellikle.
Burnundan kıl aldırmayan egom yüzünden, bu memnuniyetsizliğimin nedeni olan dilsel beceriksizliğimin mesuliyetini kendime değil de dilime yansıttığım, dilime yüklemeye çalıştığım olmuştur çok.
‘Türkçe yetersiz merâmımı anlatmaya’ herzesini yemişimdir; ‘keşke İngilizce veya Almanca ya da Fransızca olsaydı ana dilim’ abukluğuna kapılanmışımdır.
Bazı yazarları okuyunca ama, işte o zaman utanırım bu şapşalca ego şişmemden, bu ahmakça kendini bilmezliğimden.
Onlar, dillerine öyle hâkim, ana lisanlarının öyle öz evlâdı, ettikleri lâkırdının öylesine efendisidirler ki, sözlerinin sanki bir parçası gibi konuşurlar ve yazarlar.
O şairler, o yazarlar dili kullanmaz, dilleri onları kullanır sanki.
Dilleri ile o yazarların ve şairlerin benlikleri âdeta birdir, yekparedir.
O yazar ve şairler yâni ki dillerinden başka bir şey de değillerdir.
Onlar has yazarlardır, soy şairler.
Turgut Uyar bu soy şairlerin ve soylu yazarların en soylularındandır, en halislerinden.
Bugün Turgut Uyar’ın doğum günü.
84 yıl önce, 4 Ağustos 1927’de dünyaya geldi ‘Büyük Saat’in muvakkiti.
Ona merhaba demiş olabiliyorum umarım bu yazımla.
Umarım ona yakışan bir merhabayı olsun diyebilmişimdir.
Kendi sesinden dinlemek isteyenler için onu:
En beğendiğim şiirlerinden ‘çokluk senindir’in videosu:
Ve nihayet bir de Turgut Uyar şiiri metni:
Güneşe karşı
ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
doğan güne karşı batan güne karşı

sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor
bak ne diyorum sana, ele güne karşı

biz duralım bir sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı

durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi
arkamız medrese duvarı önümüz çarşı

güneşe güneşe karşı
son söz bu mevzuya dair, şiir tutkunlarının kutsal kitaplarındandır 'Büyük Saat'.
Büyük Saat'i düşürmem elimden.
her şiirperestin de okumasında muhakkak manâda musrırım efendim.
Büyük Saat'in muvakkiti, nurlar içinde olasın inşallah.