İsmet Berkan’ın ilginç mantık sorusuna acaba doğru cevap verebildim mi, ne dersiniz?



Basınımızın birçok köşe yazarı, Pazar günleri, hafta içinde yazdıkları alışıldık konularından uzaklaşıp; kadın – erkek ilişkileri (özellikle de bunun sevda - aşk bahsi), gezi izlenimi, yeme – içme kültürü, teknoloji, sağlık, sanat, spor, edebiyat, felsefe ya da bilim gibi farklı alanlarda kalem oynatmayı tercih etmektedir. Okuyucu tarafından olumlu karşılanan, diğer bir deyişle başarısı sınanmış olan, bu yüzden de batı medyasında çok uzun bir süredir uygulanan bu tarz değişikliği, medya alanındaki birçok yenilikte olduğu gibi, ithal edilmiş ve yıllardır bizim medyamızda da kullanılır olmuştur.


İsmet Berkan, hafta içinde yazdığı çoğunluğu politika temelli olan yazılarının yanı sıra, Pazar günleri popüler bilim yazıları yazmayı seçen nadir köşe yazarından birisidir. Yazdıklarının içeriğine, kalitesine ve kalibresine bakılacak olursa, onu, bu tür popüler bilimsel metinler üreten yazarların en önde geleni, en kayda değeri saymak çok da abartılı olmasa gerektir. Neredeyse 12 - 13 yıldır, onun bahse konu Pazar bilim yazılarının fena halde tiryâkisi olduğumu itiraf etmeliyim. 

Berkan, Hürriyet’in geçtiğimiz Pazar, 5 Şubat 2012 günü yayınlanan nüshasında yer alan köşesinde* yıllarca önce paylaştığı bir matematik, daha doğrusu mantık problemini bir kez daha gündeme getirdi.  

Buna göre, bir a noktasından 30 km uzakta olan diğer bir b noktasına otomobilinizle 1 saatte gittiğinizi varsayılmaktadır. Dönüş sırasında ise, aceleniz olduğu için, çok daha hızlı gitmek zorundasınız. Soru şu: gidiş ve dönüş dahil, bütün yolculuğunuz sırasındaki ortalama hızınızın 60 km/saat olması için dönüş yolundaki ortalama hızınızın kaç km/saat olması gerekmektedir? 

Basit gibi gözüken, ancak bizi, onu ilk algıladığımızda sandığımızdan daha fazla meşgul etmeye namzet olabilecek olan zarif ve zekice bir soruyla karşı karşıyayız doğrusu.  

Bu sorunun; limit, türev, integral, seriler, denklemler gibi matematiksel alet ve imkânlarla yapılabilecek olan birden çok çözümü mevcuttur. Ancak bu çözümler hem teknik ve hem de uzun olduğundan, matematikle haşır neşir olmayan  ortalama okura pek de cazip gelmeyecektir. 

Öte yandan, söz konusu sorunun sadece mantıksal çıkarımla yapılan başka bir çözümü daha vardır. Bu, herkesin rahatlıkla anlayabileceği çok basit ve zarif bir hal yoludur.  

Şimdi bu çok basit ve ama zekice olan çözüm yolunu dillendirmeye çalışacağım. 

Gidiş – dönüş 60 km olan yolu saatte 60 km ortalama hızla kat etmek ifadesi, bu yolu 1 saatte almak deyişiyle eş anlamlıdır. Oysa, biz, problemin bize sunuluşundan dolayı biliyoruz ki, zaten 30 km’lik a’dan b’ye gidiş sırasında 1 saat geçmiş durumdadır. Dolayısıyla, bu seyahatin gidiş + dönüş = 60 km olan toplamının ortalama 60 km/saatlik bir hızla yapılabilmesi için, dönüş sırasında ışık hızıyla bile yolculuk yapmamız yeterli olmayacaktır. Öte yandan, Einstein’ın kanıtladığı İzafiyet Teorisine göre, kütlesi olan hiçbir fizikî nesne, kabaca 300,000 km/saniye olan ışık hızının %90’ına bile erişemez. Öyleyse, bu durumda, Efsanevi ‘Uzay Yolu’ dizisinde kullanılan ‘ışınlama’ tekniği dışındaki hiçbir metot bizim işimize yaramayacaktır.

Söz konusu ışınlama tekniğini, en azından şimdilik kaydıyla, sadece bir bilim-kurgu fantezisi olduğuna göre, bu probleme verilecek doğru cevap: ‘kaç km ile, ne kadar yüksek bir hızla dönülürse dönülsün, toplam seyahatin ortalama hızı her durumda 60 km/saatten daha düşük olacaktır ‘ şeklinde olmalıdır. 

Ne dersiniz, verdiğim cevap, İsmet Berkan’ın köşesinde paylaştığı sorunun doğru karşılığı mıdır?

*http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19847986.asp

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder