Bertrand Russell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bertrand Russell etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Alfred North Whitehead, Bertrand Russell ve Principia Mathematica


2016 Aralık ayında ilk defa bu platformda paylaşmıştım aşağıdaki metni; önemine binaen öne çekerek yeniledim yayımlanma tarihini.

α - prologue - bidayet - takdim


15 Şubat, İngiliz matematikçi, filozof, Mantıksal Pozitivizmin ve Viyana Çevresi'nin önemli üyelerinden, Süreç Felsefesi ile Organizma Felsefesinin 20. asırdaki en önemli temsilcilerinden, Cambridge Platonistlerinin pîri, (Şimdilerde Oxford Platonistlerinin önde gelen sîmâsı ve 2020 Nobel Fizik Ödülü sahibi olan) Roger Penrose başta olmak üzere, son 100 yılın çok sayıda düşünce insanını derinden etkileyen bir fikir mimarı, 1+1= 2'nin kanıtlamasının, 300 sayfadan fazla süren bir akıl yürütmeler zinciri sonucunda gerçekleştirildiği ve de tamamı büyük ölçüde matematik simgelerden oluşmuş üç ciltlik abidevi Principia Mathematica'nın Bertrand Russell'la birlikte eş-yazarı olan Alfred North Whitehead'in (1861 – 1947) doğum günüydü, kutlu olsun(0),
(1), (2).

Üç cildinin ilk baskıları 1910, 1912 ve 1913 yıllarında yapılan Principia Mathematica'nın(3), üzerinden 110 yıl geçmesine karşın, henüz Türkçe'ye çevrilememiş olduğunu da hatırlatmış olayım(4). Neden olduğu sonuçları bakımından matematik, mantık, bilimin hemen her disiplini, teoloji ve metafizik için değerli olan; bu niteliğiyle de insan aklının büyük bir utkusuna işaret eden bu eserin
 en kısa zamanda dilimize kazandırılması gerekiyor. 'Bu gerçekten 'demir leblebi' işi kim lâyığıyla yapar, kim Principia Mathematica'yı, eserin değeriyle örtüşen bir kalitede, basar?' diye sorguladığımda, aklıma ilk etapta sektörün lideri olan Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları geliyor haliyle. İş Bankası'nın yayımcılık sektöründeki liderliğine dair sektör bileşenlerinden epeyce bilgi geliyordu; ancak, mezkûr kurumun 2020 sonunda sosyal medya mecralarında yaptığı aşağıdaki paylaşımı, bu konudaki tartışmalara noktayı koyan hamle oldu(5).

1 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarına yakışır

Doğrusu ben, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan bu matematik - mantık - felsefe - bilim şaheserinin çevirisini yapmasını bekleyenlerdenim.

Türkiye yayımcılık piyasasının lideri olarak bu önemli misyon onlara aittir bence. Çevirmeninin, Yapı Kredi Yayınları'nın Ulysses'inin çeviri sürecinde gerçekleştirdiği üzere, bir yarışma ile belirlemesinin mezkûr eserin ruhuna fevkalâde yakışacağını düşünüyorum. Öte yandan, eserin İngilizcede ya da başka ciltlerde basılmış
nüshalarını da fiziken elime alıp tetkik edemedim. Aslında bunu yakın zaman kadar gerçekleştirmem mümkündü, zirâ, haftada iki gün müzayede yaptığımız Gezegen Sahaf'ta bu eserin bir takımı bulunmaktaydı. O süreçte, yâni, pandemi öncesinde, maalesef, herhalde basiretim bağlandığından olacak, onu elime alıp dünya
gözüyle tetkik edememiştim. Şu sıralarda da mezkûr sahafın olduğu Galatasaray'a az biraz uzakta olduğumdan, bu zevkli işi an itibarıyla yerine getiremiyorum. İstanbul'da olan, ya da yolu bir şekilde İstanbul'a düşen kitapseverler, satılmadan Principia Mathematica'yı mutlaka incelesinler derim. Şu sıralarda teselliyi, değerli dostum Murat Haser'in paylaştığı esere ait pdf linklerini incelemede buluyorum, ne diyeyim, bu kadarına da şükür. Ya bu linkler de olmasaydı?!? 2 - Kurt Gödel'in yanlışlaması!

Kitapla ilgili bir bilgi notu daha:

Georg Cantor; sonsuz ve sonsuz ötesi kümelerle süreklilik hipotezine adanmış bir ömür



(i) - Georg Cantor: Sonsuzluğun peşinde bir yaşam

Kümeler kuramının(0) (temellendirmek anlamında) kurucusu; sonsuz ve sonsuz ötesi kümelerle kardinal ve ordinal sayıların mucidi, Süreklilik Hipotezi'ni, çok uzun süre uğraşmasına karşın, ne doğrulayabilen ve ne de yanlışlayabilen, öte yandan, buna dair yaptığı çalışmalarla, gelecek kuşakların çözmesini kolaylaştıran katalizör mahiyetinde bir telif üreten Alman matematikçi Georg Cantor (3 Mar 1845, St. Petersburg - 6 Ocak 1918, Halle) matematik, pozitif bilimler, felsefe ve teolojiyi derinden etkileyen devrimci görüşleriyle öylesine anlaşılması zor, öylesine sağ duyuya aykırı bir müktesebata imza atmıştı ki, bu durum hayatı boyunca meslektaşlarının bir kısmı tarafından reddedilmesine, dışlanmasına, küçümsenmesine neden olmuştur(1), (2), (3).

(ii) - Bipolar bozukluk (Manik Depresif Psikoz) ne yaman hastalık öyle

Bipolar bozukluk rahatsızlığı, yaptığı çığır açan matematiksel hamlelerinin

meslektaşlarının büyük kısmı tarafından reddedilmesiyle katmerlendi, depresyon ve manik ataklar şeklindeki zıt kutuplarda tezahür eden nöbetleri derinleşti, ağırlaştı. Bu yüzden de 1884 - 1918 arasındaki çeşitli dönemlerde, sinir hastalıkları tedavisi gördüğü sanatoryumlarda uzun süreler kaldı.
1884 Mayıs'ında geçirdiği bir majör depresyon atağından sonra, doktoru ve dostları bir müddet sonsuzluk probleminden uzak durmasını tavsiye ettiler. Aslında bu telkine hiç gerek yoktu: zirâ, Cantor, uzun süre, sonsuzluk temelinde yaptığı icatları ele alacak gücü zaten kendisinde bulamayacaktı. Bu süreçte matematiğe sağladığı yeni açılımların felsefi sonuçlarıyla edebiyata odaklandı.

(iii) - Shakespeare saplantısı

Cantor'un edebiyata yönelmesi ise ne yazık ki dramatik sonuçlar doğuracaktı. Alman matematikçi, bahse konu o depresif hali yaşadığı 1884'den ölene değin geçecek olan 34 yıl boyunca Shakespeare külliyatının gerçek yazarının Francis Bacon olduğunu (bu iddia zaten uzunca bir süredir her dönemin komplo / fesat teorisyenlerince sürekli köpürtülmüş, buna dair literatür de giderek büyümüştü)

kanıtlamak için uğraştı durdu. Bu uğurda yazdıklarının toplamı binlerce sayfalık devasa bir toplama ulaştı. Cantor, bunlardan derlediği iki kitabını 19 asrın son yıllarında, 1896 ve 1897'de bastırdı. Bu kitaplarında zirve yapan 'Shakespeare takıntısı', insanlık tarihinin en büyük beyinlerinden birisinin, akıl sağlığındaki bir problem (ya da, nörolojik bir dejenerasyon) yüzünden, bir olgu / olay / kişi / süreç üzerine nasıl da insanüstü bir gayretle odaklanıp gerçeklikle olan irtibatını kaybedeceğinin trajik bir numunesi olması bakımından ibretliktir, tarihseldir, pedagojiktir.
Cantor, bahse konu süreçte, depresyon ya da mani atakları yaşamadığı nispeten sağlıklı zamanlarında, matematiğe katkı vermeye devam ediyor; yanı sıra da, döneminin teoloji ve felsefe alanlarında temayüz etmiş önemli kanaat önderleriyle, sonsuzluk ve ötesine dair buluşlarıyla matematiğe sağladığı yeni ufuklar ve imkânların, felsefe ve teolojiye ne gibi yeni açılımlar sağlayabileceği konusunda sürekli yazışıyordu. Bu yazışmalardan yaptığı bir seçkiyi 1888'de bastırdı Cantor.