Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Acun Ilıcalı ile Adriana Lima evliliğini 'Yeni Türkiye' üzerinden okuma teşebbüsü



1 - 1 Aralık 2014 günü her yıl kutlanılası önemde bir olaya sahne oldu

An itibarıyla artık kamuoyundan saklanamaz hale gelmiş olan, pek yakında da nikahlâ taçlanması beklenen Acun Ilıcalı ile Adriana Lima aşkını ve ilişkisini, salt beşeri ilişkiler boyutuyla ve bir erkekle bir kadın arasındaki o kadim 'bir arada yaşama formatı' prizmasından kırıldığı haliyle değerlendirmek yanlış olur. Bu olayı, parçası olduğu o muhteşem 'Yeni Türkiye' büyük resminin içerisinde ele aldığımızda ancak doğru anlamlandırabiliriz. İlerleyen satırlarda, bu misyonu ifaya gayret edeceğim.

Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi: yetmez ama evet, işte tam da bu gibi hallerde cârîdir



Erdoğan tarafından açıklanan demokratikleşme paketini adeta nefesimi tutarak izledim.

Daha içeriğine geçmemişken, başbakan'ın çok uzun tuttuğu girizgâhından, paketin, demokratların ve liberterlerin beklentisini karşılamaktan uzak olacağını hissetmemek mümkün değildi.

Ali Akel'i yazısından dolayı işten atan Yeni Şafak Gazetesini şiddetle kınıyorum!




Bugün bir gazeteci daha, yazdığı bir yazı yüzünden işinden oldu.


Okumakta olduğunuz metinde, işte o gazetecinin, Yeni Şafak Gazetesinin Washington muhabiri Ali Akel'in, gazetesinden kovulmasına neden olan yazısını paylaşacak, ardından da buna dair bazı tespitlerimi serdedeceğim.

İşte o bahsettiğim yazı:

Başbakan Erdoğan Time Dergisinin anketine göre 2011'in en popüler politikacısı çıktı


Başbakan Erdoğan Time Dergisinin yaptığı geleneksel Yılın Kişisi (Person of the Year) anketinde en çok oy alan şahıs oldu. Erdoğan, iki farklı kategoride toplam 301,500 oy aldı.
Başbakan, yılın kişisi (bunu en beğenilen kişisi olarak da okumak mümkün) sıralamasında 122,931 oyla açık arayla birinci oldu. Aynı oylamada dünyaca ünlü futbolcu Lionel Messi 74,415 alıken; Tahrir Meydanındaki kararlı duruşlarıyla bütün dünyaya ilham veren 'Arap Baharı'nın isimsiz kahramanlarından ‘Wall Street’i işgal et’çilere kadar çok geniş bir entervale yayılan ve 2011'de dünyayı gerçekten sarsan eylemlerin faili ve müellifi olan 'meçhul küresel protestocular' ise 61,388 oy toplamayı başardılar.

'Allah-u Ekber!' diyen bir sosyalizm mümkün müdür?


2008 yılı boyunca, ''İslâmiyetin Hz. Ömer devri ile demokratik sosyalizmi birleştiren, meczeden, aynı potada eriten ve buradan hareketle 'demokratik-vicdani-güleryüzlü-adil bir sosyalizm' sentezleyen bir siyasal projenin hayatta karşılığı, reel dünyada mütekabili olabilir mi?'' sorusunu sormuş ve bu temelde bazı teorik gayretler sarf etmiştim. Aşağıda, bu merkezdeki çalışmalarımın ürünü olan uzunca bir metnin küçük bir parçası yer almaktadır. Buradaki görüşlerimin bir kısmını terk etmeme, bir kısmını ise revize etmeme karşın, onu 2008'in Aralık sonu ve 2009 Ocak başında yazdığım ilk haliyle paylaşıyorum.

1979’dan 2009’a siyasal İslam: sömürüsüz, zulümsüz bir düzenin tesisini sağlayacak vicdani bir sosyalizmin inşası için bir zihni idman.
(Reel) Sosyalizm insanlığa ümit vermişti. Sosyalizm; uygulamadaki çeşitli aksaklıklarına, özellikle de 1930’lardaki Moskova Duruşmaları, 1956 Macaristan ve 1968 Çekoslovakya işgali gibi ‘sosyalist – komünist ütopya’ ile tevili gayrı kabil negatif hamlelerine rağmen, 1919 – 1979 döneminde

Merak etmeyin, Türkiye bu zor günleri evelallah ve elbette ve mutlaka atlatacaktır!


Dün Bitlis’te yaşanan o üzücü hadiseden sonra, bugüne de 26 şehit haberiyle başladı Türkiye. Hakikaten zor bir dönemden geçiyoruz. Sokaklardan, okullardan, kahvelerden, dost meclislerinden , internetteki forumlardan ve özellikle de sosyal medyadan büyük bir öfke seli yükselmekte.
Yaşadığımız savaşı bitirecek doğru, isabetli hamlelerin ne olabileceğine dair herkes siyaseten durduğu yer ve aldığı sosyal pozisyon çerçevesinde cevaplar veriyor.
Ülkemizde kalıcı barışın tesis edilebilmesi için bana göre neler

Türkiyenin ana muhalefet partisi Leman - Penguen - Uykusuz - Gırgır mıdır?


Başlıktaki soru garibinize gitmiş olabilir.
Öyle ya, memleketin siyasal partileri var, aydınları var, sendikaları var, basını var, sivil toplum kuruluşları var...
Bu yüzden de, başlıkta dillendirilen

İslâm, kadının örtünmesi, erkek cinselliği ve sağlığı, kişisel selâmet, AKP ve Erdoğan

Çok sıkı Erdoğan hayranı olan eksantrik ve enteresan dostum F.Z. ile ilgili olan aşağıdaki yazı bundan bir müddet önce yayınlandığında çok değişik tepkiler almıştı. Yazıyı okuyanlardan AKP’ye yakın olanlar, metnimi, Erdoğan’a temelde haksızlık eden bir çalışma; AKP’ye muhalif olanlar ise üstü örtülü bir Erdoğan güzellemesi olarak algılamışlardı.

Aynı metnin, üstelik de çok karmaşık ve derin olmamasına karşın, bu derece de zıt şekilde yorumlanmış olması beni şaşırttı doğrusu.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Penguen'in son sayısının kapak karikatürünü gördüklerinde ne düşünürler acaba?

Fıs Fıs İsmail'i nasıl bilirsiniz?

Yıllardır atv'de yayınlanan ve hemen hepimizin bir dönem şu ya da bu oranda seyircisi olduğumuz sevilen bir dizi var: Çocuklar Duymasın*.
İşte, başlıktaki soruya konu olan Fıs Fıs İsmail; halen, Çarşamba günleri saat 20.00'de yayına giren bu dizinin 2. derecede karakterlerinden birisidir. 
Süleyman Yağcı, ya da dizide canlandırdığı
karakterin ismiyle Fıs Fıs İsmail

Süleyman Yağcı'nın canlandırdığı 'Fıs Fıs İsmail'e dair enteresan bir ayrıntı var. Yağcı, oyuncu olmadan önce ambulans şoförlüğü yapıyormuş. Yılın diziye ara verilen dönemlerinde, eski mesleğine dönüş yapan sanatçının canlandırdığı söz konusu karakter; Fıs Fıs İsmail, zampara, kadın düşkünü, aklı fikri gündelik ilişkiler kurmaya odaklanmış bir Kazanova karikatürü biçiminde şekillendirilmiş.
Bir diğer deyişle, Fıs Fıs İsmail, tam manasıyla başarısız bir zampara taklididir.
Zira, aklını kadınlarla bozmasına, onlarla ilişki kurabilmek için sürekli ağız spreyi kullanmak da dahil olmak üzere bir çok hijyen ve şeklil şartına anormal derecede riayet etmesine karşın; bir türlü 'cinsi lâtif'le arzu ettiği ilişkiyi kurmayı başaramamaktadır.
Karakterin karikatür niteliği öylesine abartılmıştır ki, izlerken doğrusu zaman zaman içimin ezildiğini itiraf etmek durumundayım.
Fıs Fıs İsmail; cevval mizah dergisi Penguen'in son sayısındaki kapak karikatürü yüzünden, bambaşka bir bağlamda olmak kaydıyla, ülke gündemine oturursa şaşırmayacağım doğrusu.
Nedir o başka bağlam? diye soran seslerinizi duyar gibiyim.
Sorunuzun cevabı, ilerleyen satırlarda saklıdır

Siyasiler, Penguen'in son sayısının kapak karikatürünü acaba nasıl yorumlayacaklar?


Bildiğiniz gibi, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında bir müddettir bir 'alın öpme, öptürmeme', 'temiz alın, kirli alın' polemiği sürüp gitmekte. Penguen dergisi, bunu hicveden bir kapak karikatürü ile çıktı bu hafta okurunun huzuruna.

Tm da bu noktada merakım şudur: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun danuışmanları, asistanları, yardımcıları arasında; yukarıdaki karikatürü 'efendim, bu karikatür,kamuoyunun gözünde sizi; Fıs Fıs İsmail, ya da onun öpmeye kalktıklarıyla özdeşleştiren imalar içermektedir. Bu yüzden de kişisel haklarınıza saldırı ve şahsınıza hakaret var, kanuni haklarımızı kullanalım' şeklinde yorumlayan birisi çıkacak mı acaba?

Doğrusu Kılıçdaroğlu bu gibi konularda oldukça hazımlı ve anlayışlı bir davranış profili verdi şimdiye değin.
Benzer durumlarda çok daha hassas ve reaksiyoner olan Erdoğan'ın da yurt dışında olması, karikatüre karşı ortaya konulabilecek olası tepki için bir müddet daha bekleyeceğimize işaret etmekte bana kalırsa.
Umudum, tabii ki, ne bu karikatürün ve ne de bir başkasının, adli süreçlere nesne olmamasıdır.
Son söz olarak 'inşallah olmaz!' diyor vebu lâkırdıya noktayı koyuyorum efendim.

* Çocuklar Duymasın dizisiyle ilgili bilgiler ve Süleyman Yağcı'ya ait görsel, söz konusu dizinin resmi sitesi olan http://www.mint.com.tr/cocuklarduymasin/ 'dan alınmıştır.

Arap medyası; Erdoğan'ın Mısır, Libya, Tunus (Gazze?) turu öncesi Arap Alemine, İsrail'e, Türkiye'ye, Erdoğan'a ve Filistin Meselesine nasıl mercek tutuyor?

Arap Alemi Filistin meselesini nasıl görüyor ve dünyanın bakiyesini bunun üzerinden nasıl okuyor denildiğinde, esasen, sabahlara kadar tartışacağımız bir mevzunun pimi de çekilmiş demektir.

Öta yandan, bu kâdîm ve neredeyse kanserleşmiş problemi '0 (sıfır) lâkırdı' ile özetlemek, hatta bir karikatüre indirgemek de pekalâ mümkündür.

İşte, küresel medyayı izleyen Arap entellektüellerinin çok itibar ettikleri El Ahram Weekly gazetesinde yayınlanan bir karikatür bu 'hülâsa etmek' işini pek güzel yapmış bana kalırsa*.

Söz konusu medya organının, Filistin meselesi temelindeki Türkiye - İsrail gerilimini ve Arap Alemiyle dünyanın bakiyesinin buna aldıkları aktüel pozisyonları, özelde Mısır, genelde de Arap entelijansiyasının merceğinden algılandığı haliyle özetleyen o güncel karikatürü ilâve söze gerek bırakmıyor:


Mısır’da yayınlanan El Ahram Weekly gazetesinde yer alan ve Arap liderleri yerin dibine sokan karikatür.

Kim demişti, doğrusu hatırlayamadım.
Lâkin, 'Bir görsel bazı durumlarda 1000 metinden daha etkileyici olabilir' diyen hakikaten doğru söylemiş, öyle değil mi?

Bu merkezdeki yayınların; Erdoğan'ın Mısır, Libya, Tunus (henüz netleşmemesine karşın, bu lokasyonlara Gazze de eklenebilir) turu sırasında ve sonrasında çok çeşitleneceği ve patlama yapacağını öngörmek için kâhin ya da dahi olmaya gerek yok.

Küresel medyada, ele alınıp tartışılmayı hak edecek malzeme çıktıkça bu konuya yeniden döneceğiz.

* Yukarıdaki karikatürü, twitter'da verdiği linkle yayınlayarak bundan haberim olmasını sağlayan 'benhanzala direniş ve diriliş' mahlâsı sahibi kullanıcıya teşekkür ederim:-)